🐁 It Is Said That Konu Anlatımı

March 3, 2014 -. A that-clause is an example of a noun clause. It can be the subject or the object of the verb. I believe that he is innocent. Here the that-clause ‘that he is innocent’ is the object of the verb believe. She said that she can speak three languages. Eithersay "his whole life" or "its whole life," depending on whose whole life the sentence refers to. Note: Since you say you are playing with advanced passive voice, you are no doubt already aware that the passive voice makes your sentences less clear and harder to understand, and should be avoided unless absolutely necessary. KonuşarakÖğren, İngilizce konusunda detay konulardan, yani İngilizce sayılar ya da İngilizce renkler gibi küçük konu başlıklarından ziyade genel bir bilgi birikiminin ve hakimiyetinin İngilizceDers notları ve konu anlatımı 2 PRONOUNS, Subject Pronouns Object Pronouns, Verilen Bir Cümlenin Zamanını Bulma, Zamanların Kullanıldığı Yerler, Past Perfect Cont. Past Continuous, Present Participle Past Participle Perfect Participle ÖABT – İngiliz Dilbilimi Konu Anlatımı. ÖABT, Eğitim fakültesi mezunlarına yani öğretmen adaylarına ek olarak getirilen bir sınavdır.Öğretmen atamalarında 15 branşta öğretmen adaylarına Genel Yetenek, Genel Kültür ve Eğitim Bilimleri testlerinin yanı sıra ÖABT uygulanır. Recently Gadro started to say his friends that he was planning to migrate somewhere far away. In fact he wasn’t happy there. It was such a small place and he thought that the world was so big. His aim was to be famous all around the world. Being famous in that place was not enough for him. He wanted to be a world famous duck. Ican't think of any differences between: Ich denke, daher bin ich. Ich denke, deswegen bin ich. Ich denke, deshalb bin ich. Ich denke, darum bin ich. I incorrectly used "dafuer" to mean "therefore" about 3 or 4 times in one or two assignments last week, and today I was reminded that that is wrong, ha. 0xjJA. INGILIZCE IMPERSONAL REPORT STRUCTURES – TÜRKÇE KONU ANLATIMI Impersonal report structures are commonly found in reports and newspapers when we want to distance ourselves from information which is not necessarily our opinion. Reporting with The Passive – it + passive + that-clause eg. It is believed that an assassination attempt was made on the president. Other verbs used with this structure are accept, agree, allege, claim, consider, expect, feel, know, predict, say, suggest, think, understand. – subject + passive + infinitive with to eg. Knife crime is said to be on the increase in the western suburbs. Other verbs used with this structure are believe, consider, find, know, think. – there + passive + infinitive with to eg. There is expected to be more unrest in the city centre following the president’s decision. Other verbs used with this structure are allege, believe, claim, estimate, find, rumour, say, think. Reporting with seem’ and appear’ – seem’ and appear’ are not used in the passive. – we can use a that-clause after It seems/It appears. – we can use an infinitive with to after seem/appear. eg. It seems that nobody witnessed the crime. People appear to be dissatisfied with the support they have received from the government. “Reported Speech/Indirect Speech” olarak bilinen “Dolaylı Anlatım”, konuşmacının söylediği tümce yada tümcelerin üçüncü bir kişi tarafından aktarılmasıdır. Bu aktarım sırasında tırnak işareti quotation mark kullanılmaz. Bir tümceyi dolaysız anlatımdan dolaylı anlatıma çevirirken, tümcenin yapısında uygulanması gereken bazı değişiklikler vardır. Bu değişiklikler, tümcenin zamanında tense, zamirlerinde pronouns, zaman zarflarında time adverbs ve yer zarflarında adverbs of place başlıca görülmektedir. Dolaylı anlatıma çevrilecek olan tümce, ad tümceciğinde noun clause da kullanılan giriş eyleminin reporting verb zamanına bakılarak değiştirilir. Bu değişim, genellikle dolaysız anlatımdaki tümceyi geçmiş zamanda yazarak mümkün olur. Bu değişikliği, tümcenin kişi ve/veya sahiplik gibi zamirlerinin değişimi ve söylenilen zamanla aktarılan zaman arasındaki zaman ve yer farklılığından kaynaklanan değişimi 1 “I do laundry every day,” said said that she did laundry every Cümle Çeviri 1 Kim her gün çamaşır yıkadığını 2 “Helena is watching a soap opera now,” he said. He said that Helena was watching a soap opera Cümle Çeviri 2 Helena’nın o zaman pembe dizi seyrettiğini 3 “I’m going to move to New Orleans,”said Pedro. Pedro said that he was going to move to New Cümle Çeviri 3 Pedro, New Orleans’a taşınacağını 4 “ We will talk about this next week.” The managers said that they would talk about that the following Cümle Çeviri 4 Müdürler onun hakkında bir sonraki hafta konuşacaklarını 5 “You have finished the dishes on time,” Rachel informed. Rachel informed me that I had finished the dishes on Cümle Çeviri 5 Rachel, bulaşıkları zamanında bitirdiğimi haber “You committed a serious crime two days ago,” The police told he. The police told him that he had committed a serious crime two days Cümle Çeviri 6 Polis, ona iki gün önce çok ciddi bir suç işlediğini 7 “Why are you fighting?” Oscar asked us why we were Cümle Çeviri 7 Oscar neden kavga ettiğimizi 8 “When will you be here?” My mum wondered. My mum wondered when I would be there. Örnek Cümle Çeviri 8 Annem ne zaman orada olacağımı merak 9 “What did Susan and Sarah do yesterday?” He asked. He asked what Susan and Sarah had done the day Cümle Çeviri 9 Susan ve Sarah’nın bir gün önce ne yaptıklarını 10 “Where are you going to go after school?” The teacher asked her teacher asked her students where they were going to go after Cümle Çeviri 10 Öğretmen, öğrencilerine tatilden sonra nereye gideceklerini tense değişmediği tümceler de bulunmaktadır. Genel geçerliği kabul edilmiş olgularda ve atasözlerinde; 2. tip ve 3. tip koşul iç tümceciklerinin aktarımında; aktarılan sözün geçerliliğinin hala devam ettiği durumlarda; tarihi olaylarda; “when/while” bağlaçlarının kullanıldığı geçmiş zamanda simple past/past continuous ifade edilen tümcelerde; tense zaman değişikliğine genellikle 1 ”The sun rises in the east.” explained the teacher. The teacher explained that the sun rises in the Cümle Çeviri 1 Öğretmen güneşin doğudan doğduğunu 2 My mum said, “I would visit the Ephesus Museum if I went to İzmir.” My mum said that she would visit the Ephesus Museum if she went to Cümle Çeviri 2 Annem, İzmir’e giderse Efes Müzesi’ni ziyaret edeceğini 3 “The Lozan Peace Treaty was signed in 1923,” said the history teacher. The history teacher said that the Lozan Peace Treaty was signed in Cümle Çeviri 3 Tarih öğretmeni, Lozan Barış Antlaşması’nın 1923 yılında imzalandığını 4 “He was smoking when he hit the tree.” ,I told the police he was smoking when he hit the Cümle Çeviri 4 Ağaca çarptığında onun sigara içtiğini polise olumsuz ve soru cümleleri dolaylı anlatıma çevrilebilir. Evet/Hayır Yes/No soru cümleleri dolaylı anlatıma çevrilirken “if/ whether” yapısı kullanılır. “If” yapısının kullanımı daha yaygındır. Dolaysız anlatımdan çevrilen emir cümleleri, dolaylı anlatımda mastar infinitive halde yazılır. Ayrıca kip belirteçleri de dolaylı anlatımda yazılırken değişikliğe uğrar. Değişikliğe uğramayan “should”, “ought to” ve “might” kip belirteçleri de 1 ”Do you need an eraser?” She asked. She asked me if I needed an Cümle Çeviri 1 Silgiye ihtiyacım olup olmadığını 2 Tom asked, “Is she thirsty?” Tom wanted to know if she was Cümle Çeviri 2 Tom, kızın susayıp susamadığını öğrenmek 3 Maria asked, “Have you seen my new clippers?” Maria wanted to know if I had seen her new Cümle Çeviri 3 Maria, onun yeni tırnak makasını görüp görmediğimi öğrenmek 4 “Did you have a good time in Italy?” asked Alfie. Alfie asked me if I had had a good time in Cümle Çeviri 4 Alfie, İtalya’da iyi vakit geçirip geçirmediğimi 5 “Tidy your room!” Alex told his daughter to tidy her Cümle Çeviri 5 Alex, kızına odasını toplamasını 6 “Don’t stay up late!” My grandma told me not to stay up Cümle Çeviri 6 Büyükannem geç saate kadar uyanık kalmamamı 7 “My son can swim very well.” Gill said that her son could swim very Cümle Çeviri 7 Gill, oğlunun gayet iyi yüzebildiğini 8 “I may be late for work,” said Gaby. Gaby told me she might be late for Cümle Çeviri 8 Gaby, bana işe geç kalabileceğini 9 “Can we get tickets for the football game?” Bridget asked me if we could get tickets for the football Cümle Çeviri 9 Bridget, bana futbol maçı için bilet bulup bulamayacağımızı 10 “He should take up a new hobby,” said his dad. His dad said he should take up a new Cümle Çeviri 10 Babası, yeni bir hobi edinmesi gerektiğini söyledi. İşaret zamirleri konuşmacının nesne veya insanla olan münasebetini bildirirler ve Türkçe'de "bu, şu, bunlar, şunlar" anlamında kullanılır. This bu and these bunlar nesne veya insanın konuşmacıya yakın olduğunu bildirir. That şu and those şunlar nesne veya insanın konuşmacıya uzak olduğunu bildirir. ► This / That Yakınlık, Uzaklık This ve that kullanımında belirtilen yakınlık ve uzaklık ifadeleri fiziksel olabilir. Examples; - Who owns that house? uzak Şu evin sahibi kim? - Is this John's house? yakın Bu John'un evi mi? Bu ifadeler psikolojik bir uzaklık da olabilir. Examples; - That's nothing to do with me uzak Benimle hiçbir alakası yok - This is a nice surprise! yakın Bu ne güzel bir sürpriz! USE KULLANIM ► Before the noun. İsimden önce - Can you see that house? Şu evi görebiliyor musun? ► Before the word 'one'. 'one' kelimesinden önce - This car looks cleaner than that one. Bu araba, şundan daha temiz gözüküyor. ► Before an adjective + noun. Sıfat + isimden önce - Do you remember that graet day in London? Londra'daki o mükemmel günü hatırlıyor musun? ► Alone when the noun is 'understood'. İsim önceden biliniyor ve anlaşılıyorsa tek başına kullanılabilir. - I will never forget this. Bunu asla unutmayacağım. ► This veya that kullanımına karar veren kişi dinleyen değil, konuşandır. Dinleyen de cevap verirken kendisine göre uzaklığı ve yakınlığı kararlaştıracaktır. Aşağıdaki örnek cümleleri inceleyiniz. - Is this a chair? Bu bir sandalye midir? - Yes, it is a chair. Evet, o bir sandalyedir. - Is this a pen? Bu bir tükenmez kalem midir? - No, it is not a pen. Hayır, o bir tükenmez kalem değildir. ► This and These We can use this singular and these plural as pronouns in English language. - We use this and these to talk about people or things near us This is a nice dress. I'd like to buy it. These are your cookies. You can have them. - We use this and these to introduce people This is my wife Mary. These are my friends, Sam and Michelle. - We use this and these to introduce ourselves while talking on the phone. Hello, this is Mary, Can I speak to Mr. Robert, please? ► That and Those We use that singular and those plural. - We use that and those to talk about things that are away from us. There should be a certain distance to use that and those. Who’s that standing by the wall? This is my pen and that’s yours over there. Those buildings were built last year. - We use that to refer back to something we did or said. - Let's eat out tonight. - Wow, that’s a good idea. - I’ve bought a fast sports var. - Really? That’s great. - I’m very angry with you. - Why is that? ► This, these, that, those with nouns - We use this, these, that and those with nouns to show proximity. We use this and these for people or things near us. I have used this car for almost 30 years. Have you repaired all those things by yourself? - We use that and those for people or things that are far from us. Who wrote that sentence on the board? Wh are those people looking at us? He is said to… – It’s said that… Yapıları Ana cümle + İsim cümlesi şeklinde kurulmuş olan cümleleri iki farklı şekilde edilgen yapabiliriz. Ancak bu iki cümlenin de Türkçe’ye çevirisi aynı yapılır. Örneğin; Etken Everyone says that Jessica lives in America now. / Herkes Jessicanın şimdi Amerika’da yaşadığını söylüyor. Edilgen It is said that Jessica lives in America now. / Jessicanın şu anda Amerika’da yaşadığı söyleniyor. Edilgen Jessica is said to live in America now. / Jessicanın şu anda Amerika’da yaşadığı söyleniyor. Etken People believe that he is the modern Albert Einstein. / İnsanlar onun yeni Albert Einstein olduğuna inanıyor. Edilgen It is believed that he is the modern Albert Einstein. / Onun yeni Albert Einstein olduğuna inanılıyor. Edilgen He is believed to be the modern Albert Einstein. / Onun yeni Albert Einstein olduğuna inanılıyor. Kısaca diyebiliriz ki birinci tip edilgen cümleye “it’s + fiilin üçüncü hali” yapısı ile başlanır ve “that” cümlesi aynen eklenir. İkinci tip edilgen cümleye ise “isim cümlesi”ndeki özne ile başlanır. Aşağıda ise bu edilgen yapının zamanlara göre çekimlerine yer verilmiştir. 1- Present “be” am, is, are They say that the woman upstairs is the boy’s mother. / Yukarıdaki kadının çocuğun annesi olduğunu söylüyorlar. It is said that the woman upstairs is the boy’s mother. / Yukarıdaki kadının çocuğun annesi olduğu söyleniyor. The woman upstairs is said to be the boy’s mother. / Yukarıdaki kadının çocuğun annesi olduğu söyleniyor. 2- Simple Present I understand that she loathes children. / Onun çocuklardan nefret ettiğini görüyorum. It is understood that she loathes children. / Onun çocuklardan nefret ettiği anlaşılıyor. She is understood to loathe children. / Onun çocuklardan nefret ettiği anlaşılıyor. 3- Past “be” was, were People say that they were very rich in the past. / İnsanların onların eskiden çok zengin olduklarını söylüyor. It is said that they were very rich in the past. / Onların eskiden çok zengin oldukları söyleniyor. They are said to have been very rich in the past. / Onların eskiden çok zengin oldukları söyleniyor. 4- Simple Past They claim that Anastasia left the building about an hour ago. / Anastasianın binayı yaklaşık bir saat önce terk ettiğini iddia ediyorlar. It is claimed that Anastasia left the building about an hour ago. / Anastasianın binayı yaklaşık bir saat önce terk ettiği iddia ediliyor. Anastasia is claimed to have left the building about an hour ago. /Anastasianın binayı yaklaşık bir saat önce terk ettiği iddia ediliyor. 5- Present Perfect People think that I have deserted my family. / İnsanlar benim ailemi terk ettiğimi düşünüyor. It is thought that I have deserted my family. / Benim ailemi terk ettiğim düşünülüyor. I’m thought to have deserted my family. / Benim ailemi terk ettiğim düşünülüyor. 6- Present Progressive They think that she is sleeping in her bedroom now. / Onu şimdi odasında uyuyor diye düşünüyorlar sanıyorlar. It is thought that she is sleeping in her bedroom now. / Onun şimdi odasında uyuduğu sanılıyor. She is thought to be sleeping in her bedroom now. / Onun şimdi odasında uyuduğu sanılıyor. 7- Past Progressive Employees say that the intern was working very hard. / Çalışanlar stajyerin çok çalışıyor olduğunu söylüyorlar. It is said that the intern was working very hard. / Stajyerin çok çalışıyor olduğu söyleniyor. The intern is said to have been working very hard. / Stajyerin çok çalışıyor olduğu söyleniyor. 8- Future Tense will / going to People expect that the ceasefire will / is going to be over soon and the fighting in Gaza will / is going to resume. / İnsanlar ateşkesin yakında biteceğini ve Gazze’deki çatışmaların devam etmesini bekliyor. It is expected that the ceasefire will / is going to be over soon and the fighting in Gaza will / is going to resume. / Ateşkesin yakında bitmesi ve Gazze’deki çatışmaların devam etmesi bekleniyor. The ceasefire is expected to be over soon and the fighting in Gaza is expected to resume / to be resuming. / Ateşkesin yakında bitmesi ve Gazze’deki çatışmaların devam etmesi bekleniyor. 9- Present Passive am, is, are done People say that a lot of children are kidnapped every day. / İnsanlar her gün bir sürü çocuğun kaçırıldığını söylüyor. It is said that a lot of children are kidnapped every day. / Her gün bir sürü çocuğun kaçırıldığı söyleniyor. A lot of children are said to be kidnapped every day. / Her gün bir sürü çocuğun kaçırıldığı söyleniyor. 10- Past Passive was, were done They report that hundreds of people were injured in the incident. / Faciada yüzlerce insanın yaralandığını bildiriyorlar. It is reported that hundreds of people were injured in the incident. / Faciada yüzlerce insanın yaralandığı bildiriliyor. Hundreds of people are reported to have been injured in the incident. / Faciada yüzlerce insanın yaralandığı bildiriliyor. Eğer ana cümledeki yüklem geçmiş zaman pasttense ise, edilgen cümlede “was, were” kullanmamız gerekir. Örnekle açıklayalım; Everyone believed that Sarah had committed the crime. / Herkes suçu Sarahnın işlediğine inandı. It was believed that Sarah had committed the crime. / Suçu Sarahnın işlediğine inanıldı. Sarah was believed to have committed the crime. / Suçu Sarahnın işlediğine inanıldı. Daha önce; ana cümlenin yüklemi “present” ve yan cümleciğin yükleminin de “past” olduğu, yani iki eylemin arasında zaman farkı olduğu zaman, edilgen cümlede “to have done” yapısının kullanıldığından bahsetmiştik. Bu yapının kullanılmasındaki amaç, eylemler arasındaki zaman ilişkisinin vurgulanmak istenmesidir. Örneğin; People believe that Jack lied to the Police deliberately. / İnsanlar Jackin kasıtlı olarak polise yalan söylediğine inanıyor. believe present, lied past It is believed that Jack lied to the Police deliberately. / Jackin kasıtlı olarak polise yalan söylediğine inanılıyor. Jack is believed to have lied to the Police deliberately. / Jackin kasıtlı olarak polise yalan söylediğine inanılıyor. Hem temel cümle hem de yan cümleciğin yükleminin “past” olduğu durumlarda iki eylem arasında zaman farkı olmadığı için bu ifade edilgen yapıya “to do / to be doing” şeklinde aktarılır. Eğer yan cümledeki eylem daha önce gerçekleşmiş ise edilgen cümlede bunu “past perfect / past perfect continuous“ olarak ifade edilmesi gerekir. Böyle bir durumda edilgen cümlede yine “to have done / to have been doing” kullanılarak iki eylem arasındaki fark gösterilir. Örneklerle açıklayacak olursak; Everyone believed that I told the truth. / Herkes benim doğruyu söylediğime inandı. believed past, told past I was believed to tell the truth. / Doğruyu söylediğime inanıldı. They believed that Jack had lied to the Police deliberately. / İnsanlar Jackin kasıtlı olarak polise yalan söylediğine inandılar. believed past, had lied past perfect Jack was believed to have lied to the Police deliberately. / Jackin kasıtlı olarak polise yalan söylediğine inanıldı. They said that the new manager had been taking over more and more of the executive responsibilities for six months. / Yeni müdürün altı aydır gittikçe daha fazla idari sorumluluk aldığını söylediler. It was said that the new manager had been taking over more and more of the executive responsibilities for six months. / Yeni müdürün altı aydır gittikçe daha fazla idari sorumluluk aldığı söylendi. The new manager was said to have been taking over more and more of the executive responsibilities for six months. / Yeni müdürün altı aydır gittikçe daha fazla idari sorumluluk aldığı söylendi. Burada bazılarını verdiğimiz fiillerden bu edilgen yapı ile yaygın olarak kullanılanlar think, suppose, consider, believe, estimate, assume, acknowledge, allege, report, expect, understand, claimve say gibi fiillerdir. Bu makalede İngilizce modals’ın ne olduğu, ne işe yaradığı ve hangi amaçlarla kullanıldığını inceleyeceğiz. Makalemizi okumadan önce İngilizce modals’lar hakkında genel bir bilgi İngilizce’deki en önemli gramer konularından biridir. Tense ve Modals’lar İngilizce öğrenirken sık karşılaştığımız konulardır. Bu nedenle İngilizce modals’ları öğrenmek gramer ve structure yapı açısından çok önemli. Öyleyse İngilizce Modals’ları anlatmaya başlayalımİngilizce Modals Nedir?İngilizce Modals, gramatik olarak yardımcı fiil auxiliary verbs sınıfına girer. Örneğin, can, may, could, may.. Bunlar birer yardımcı fiildir. Peki İngilizce modal’ların Türkçe karşlığı nedir?Modals’ları kafa karıştırmaması açısından Türkçe’deki “kipler” olarak sınırlandırabiliriz. Kipler genel anlamda fiilere gelen, ihtimal, gereklilik ve yeterlilik belirten ifadelerdir. Örneğin,Ben yü-ze-bi-li-rim – I can swimTürkçe cümlede yüzebildiğimizi belirtmek için -ebilmek ifadesini kullandık . İngilizce’de ise -ebilmek anlamını verebilmek için can kullandık. Özetle, İngilizce modallar yetenek, olasılık ve gereklilik belirtirken kullanılan yardımcı Modals Tablosuİngilizce öğrenme sürecini kolaylaştırmak için görsel kaynaklardan destek almak çok önemli. Özellikle İngilizce’de zorlanılan konulardan olan Modals’ları, kuru kuru ezberlemek yerine cümle içinde görmek, telaffuzunu öğrenmek ve pratik yapmak daha verimli olur. Aşağıda İngilizce Modals’ların tablosunu Perfect Modals Nedirİngilizcede Perfect Modals’lar, Present Perfect Tense içinde oluşmuş Modal’lardır. 3 farklı Perfect Modals vardır. Bunlar,Must + have + V3 –> yapmış, etmiş olmalı – güçlü tahmin anlamındaMust + have + V3 kalıbını, geçmişte yaşanmış ve çok yüksek ihtimal gerçekleşmiş olaylardan bahsederken + have + V3 –> yapmış, etmiş olamazCan’t/Couldn’t + have + V3 kalıbını, geçmişte tahminen gerçekleşmemiş olayları anlatırken + have + V3 –> yapmış, etmiş olabilir – tahmin anlamındaMay/might/could + have + V3 kalıbı ise, geçmişteki herhangi bir olayın düşük olasılıkla gerçekleştiğini ifade ederken kullanırız. Şimdi İngilizce Perfect Modals örnek cümlelerini Perfect Modals Cümle Örnekleriİngilizce Perfect Modals konusuna göz attıktan sonra şimdi örnekleri ve Türkçelerini could have had accident last night – Dün gece kaza geçirebilirdimIf I stay in my normal job, I may have been a millionaire – Normal işime devam etseydim şimdiye milyoner olmuştum belkiI could have won the race if I ran much more fast – Daha hızlı koşsaydım yarışmayı kazanabilirdimThey must have been at home last night because their lights were on – Dün gece evdeydiler tahmin çünkü ışıkları açıktıYou must have been so tired last night after sport – Dün gece spordan sonra çok yorgun olmuş olmalısınJack must have cheated in the exam because he got 100 points even his top grade ise 20 – Jack sınavda kopya çekmiştir çünkü 100 puan aldı en yüksek notu 20 olmasına rağmenShe couldn’t have gone because her pursue is on me – O gitmiş olamaz çünkü cüzdanı buradaIt couldn’t have rained so much, if it could, you should be wet now – Çok yağmur yağmıyor sanırsam. Aksi taktirde ıslanırdınHe may have had nasal operation because he said he can’t breath comfortably – O burnundan rahat nefes alamıyor. Burun ameliyatı geçirmiş olabilirYou can’t have eaten all food because it was for five people – Tüm yemeği yemiş olamazsın çünkü yemek 5 kişi içindiİngilizcede Modal Verbs Nedir?Modal verbs’ler, İngilizce’deki kipler olarak tanımlanabilir. Bu kipler, yukarıda da belirttiğimiz üzere, olasılık, ihtimal ve gereklilik anlamlarında kullanılır. Modal verbs örnekleri aşağıda verilmiştirCan – CouldMay – MightWill – WouldMustShouldModal Verbs’leri pekiştirmek için aşağıdaki İngilizce modals örnek cümlelerini inceleyelimİngilizce Modal Verbs ile Cümle ÖrnekleriI can swim like a proffesional – Bir profesyonel gibi yüzebilirimYou shouldn’t smoke too much. It is unhealthy – Çok fazla sigara içmemelisin. Sağlığa zararlıYou must be patient until you get what you want – İstediğini alana kadar sabırlı olmalısınJane will be six years old next year – Jane seneye altı yaşında olacakWe will be late to class. Hurry up! – Derse geç kalacağız. Acele etYou may have heard this music, but it is very nice – Bu müziği daha önceden duymuş olabilirsin, fakat çok Alex be there? – Alex orada olacak mı?I bought her some hot dogs because I thought she might be hungry – Ona biraz sosis aldım çünkü aç olabileceğini düşündümMight I enter in? – Girebilir miyim?She said she would visit her sister tomorrow – Yarın kız kardeşini ziyaret edeceğini söylediİngilizcedeki En Çok Kullanılan Modals Kipler Nelerdir?En çok kullanılan İngilizce Modals’ları şu şekilde – Could, Should, Must, Be able to, Will, Wouldİngilizce modals konusunu öğrenirken bu modallara dikkat etmekte fayda var. Çünkü sık sık kullanılırlar ve nadir kelimelerdendir function verbs.İngilizcede Can Modals KullanımıCan fiili, -ebilmek anlamında kullanılan bir modal’dır. Can daha çok yetenek belirtirken kullanılır. Yani bir eylemi yapabiliyorsak “can” kullanırız. Yüzmek, koşmak, zıplamak ve tırmanmak gibi…Aynı zamanda soru sormak için de kullanabiliriz. Bu tüm modallar için geçerlidir. Soru yapmak için modal’ı başa getirmemiz olarak, olumsuz halinden bahsedelim. Can’ı olumsuz yapabilmek için not ekini getirmemiz yeterli. Cümle olumsuza dönecektir. Aşağıdaki can örnek cümlelerini inceleyelimİngilizcede Can Modal Kip ile Cümle ÖrnekleriCan you drive slowly? – Yavaş sürebilir misin?My brother can speak three languages – Kardeşim üç dil konuşabiliyorCan you show what you won? – Ne kazandığını gösterebilir misin?I did my best to pass the exam but I can’t still pass it – Sınavı geçmek için elimden geleni yaptım ama hala yapamıyorumI can’t swim when it is deep – Derin olduğunda yüzemiyorumWe can always start from zero – Her zaman yeniden başlayabilirizThere are always something that you can do. Even if you declare bankrupcy – Her zaman yapabileceğiniz bir şey vardır. İflas etsen bile!You can not park there – Oraya park edemezsin!You can go out after finishing your homework – Ödevini bitirdikten sonra dışarı çıkabilirsinIf you see Jessica, can you say her my hi? – Jessica’yı görürsen ona selam söyle – söyleyebilir misin?Can ve Could ile daha fazla konu anlatımına ulaşmak için tıklayınİngilizcede Could Modals KullanımıCould fiili, genellikle can fiilinin geçmiş hali olarak anılır. Geçmiş zamanda kullanılabilir fakat sadece geçmiş ile sınırlı değildir. Bunun yanı sıra can gibi “yetenek, olasılık ve gereklilik” belirtirken ve Could filleri aynı zamanda izin istemek için kullanılabilir. Could biraz daha resmiyken, can biraz daha informal’ bir kullanımı ise rica ve istektir. İngilizce istek ve rica konusunda bize epey kolaylık sağlıyor. Sadece can ve could değil aynı zamanda diğer modallar’da rica ve istek belirtirken kullanılabilir. Could, Can’e göre biraz daha kibar bir üslup ifade olarak Can ve Could’ın olasılık belirttiğini söyleyebiliriz. Fakat Can, Could’dan daha yüksek ihtimal belirtirken kullanılır. Şimdi Could örnek cümlelerini Could Modal Kip ile Cümle ÖrnekleriWhen I was 18 years old, I could climb so fast when compared to now – 18 yaşındayken şimdiye göre çok hızlı tırmanabiliyordumWe wanted them to come early if they could – Mümkünse erken gelmelerini istedikIt was so dark that we couldn’t see anything – O kadar karanlıktı ki hiçbir şey göremiyordukShe left out before I could say anything – Ben bir şey söyleyemeden o dışarı çıktıCould I use your pen? – Kalemini kullanabilir miyim?I couldn’t have reached even I went out early. Your house is so far – Erken çıksaydım bile yetişemezdim. Sizin eviniz çok uzakI wish I could motivate myself – Keşke kendimi motive edebilseydimCould we meet tomorrow? – Yarın buluşabilir miyiz?Excuse me. Could you explain where is the Mosque? – Pardon. Caminin nerede olduğunu söyleyebilir misin?You couldn’t sign on behalf of others – Başkaları adına imza atamazsınİngilizcede Should Modals Kullanımıİngilizce’de should genellikle tavsiye vermek anlamında kullanılır. Aynı zamanda soru anlamında da kullanılabilir. Örneğin,Spor yapmalısın – You should do sportsDışarı çıkabilir miyim? – Should I go outŞimdi should ile ilgili cümlelere bakalımDaha fazla bilgiye ve konu anlatımına ulaşmak için Should konu anlatımı makalemize Should Modal Kip ile Cümle ÖrnekleriYou shouldn’t smoke – Sigara içmemelisinIf you are anxious, you should explain to me. I am your friend – Eğer endişeliysen bana ne olduğunu anlatmalısın. Ben senin arkadaşınımYou should board a flight rather than take a bus – Otobüse binmektense uçağa binmelisinShould I invite them to the party? – Onları partiye davet etmeli miyim?You should be more patient when you face difficulties – Zorluklar ile karşılaştığında sabırlı olmalısınThere should be rules in a class to sustain autonomy of teachers – Öğretmenin otonomisini sürdürebilmesi için sınıf içinde kurallar olması gerekir / olmalıdırShe said that I should see a dentist – Bir dişçiye görünmemi söylediHe should have written his essay until now – Makalesini şu ana dek yazması gerekiyorduWhere should we meet tomorrow? – Yarın nerede buluşalım?If you are working at Human Resources, you should check your e-mails often – İnsan Kaynaklarında çalışıyorsan maillerini sık sık kontrol etmelisinİngilizcede Must Kullanımıİngilizce’de Must’ın birkaç kullanım alanı vardır. Bunlar,Zorunluluk Gelecek – GeçmişGereklilik Gelecek – GeçmişGüçlü TavsiyeVurguGüçlü TahminPeki bunca kullanım alanını ezberlemek zorunda mıyız? Cevap Hayır. İngilizce’nin bir güzel yanı ise cümle içinde yardımcı fiillerin anlamlarını sırıtmasıdır. Yani context bağlamsal olarak hangi anlamda kullanıldığını anlayabiliriz. Bunun için ise bol bol reading okuma ve örneklerle çalışma yapmamız diğer modallarda olduğu gibi fiilden sonra kullanılır. Olumsuz yapabilmek için ise not eki getirilir. Soru yapmak için cümlenin en başına getirilmelidir. Şimdi must ile ilgili örnekleri ile ilgili daha fazla konu anlatımına ulaşmak için Must Modal Kip ile Cümle ÖrnekleriVegetables must be conserved in fridges – Sebzeler buzdolabında muhafaza edilmeliYou must get some sleep – Biraz uyumalısınYou must be highly-skilled to get that translator job – Bu tercümanlık işini alabilmek için çok yetenekli olman gerekiyorYou mustn’t smoke here – Burada sigara içemezsin yasakI must call the police. There are two people forcing the our door – Hemen polisi aramalıyım. Kapımızı zorlayan iki adam must get fuel oil to reach Ankara – Ankara’ya ulaşabilmek için yakıt almamız gerekiyorI must say, you look amazing – Bunu itiraf etmeliyim ki, harika görünüyorsunMy father has been driving through the day, he must be tired – Babam gün boyudur araba kullanıyor. Epey yorgun olmalı güçlü tahminThey must have been at home yesterday because their lights were on – Onlar dün gece evdelerdi çünkü ışıkları yanıyorduYou must pass this exam or you will fail the class – Bu sınavı geçmen gerekiyor aksi takdirde sınıfta kalacaksınİngilizcede Be Able to KullanımıBe Able To, Can ile hemen hemen aynı anlama ve kullanıma sahiptir. Bir şeyi yapabilmek, üstesinden gelmek ve başarıyla tamamlamak anlamında kullanılır. Bir şeyi yapabilmek için fiziksel ve mental güç, yetenek, zaman, para ve fırsat olarak yeterli olduğumuzu belirtmek için be able to modal’ı kullanılır. Gelin şimdi be able to örneklerini Able To ile daha fazla konu anlatımına ulaşmak için tıklayabilirsinizİngilizcede Be Able to Modal Kip ile Cümle ÖrnekleriWill Jessica be able to deal with given homeworks? – Jessica verilen ödevleri yapabilecek mi?You are able to do it – Sen bunu yapabilirsinI am so sorry that I haven’t be able to come to the meeting on time – Çok üzgünüm. Toplantıya vaktinde gelemedimIt is excellent being able to watch you on the pitches – Seni sahalarda görebilmek harikaHe wasn’t able to comprehend what I meant – Ne demek istediğimi tam olarak kavrayamadıI was fired and I wasn’t able to get foods. I hadn’t money– Kovulmuştum ve yemek bile alamıyordum. Param yoktuThey will not able to catch up us – Bizi yakalayamayacaklarDo you trust in yourself? Are you able to overcome those situations – Kendine güveniyor musun? Bu durumların üstesinden gelebilecek misin?Your brother is able to understand computer literate – Senin kardeşin bilgisayarın dilinden anlıyorOur teacher has assigned us to write 4 essays in a 2 days. Will we able to do them? – Hocamız 2 günde 4 makale yazmamızı istedi. Yapabilecek miyiz?İngilizcede Will Kullanımıİngilizce’de will en çok kullanılan modallardan biridir. Will, çoğunlukla gelecekte gerçekleşecek planlı olaylardan bahsedilirken kullanılır. Bunun yanı sıra rica ve şart cümlelerinde kullanımı çok basittir. Diğer modallarda da olduğu gibi,Özne + Will + Fiil şeklinde cümle yapısı ile soru cümleleri kurmak için ise,Will + Özne + Fiil formülü will ile ilgili örnek cümleleri inceleyelimİngilizce’de Will Modal Kip ile Cümle ÖrnekleriI will do my best to pass the exam – Sınavı geçebilmek için elimden geleni yapacağımMy nephew will be six years old next year – Yeğenim seneye altı yaşında olacakThe bus leaves at 900, therefore, we won’t catch itWill Adam join the party? – Otobüs 9’da kalkıyor. Bu nedenle yetişemeyeceğizAs you know, it will not be easy to study everyday – Bildiğin üzere her gün çalışmak kolay olmayacakThere will be some problems when you starts the engineer – Motoru çalıştırdığından birtakım problemler olacakOur sales officer will call you to offer a price – Satış temsilcimiz size fiyat teklifi sunmak için arayacakThe albums will be ready on wedding night – Nikah gecesine albümler hazır olacakYou will be dismissed if you don’t obey the rules – Kurallara uymazsan atılırsın / atılacaksınWill you ask Cara to bring your books? – Cara’dan kitaplarını getirmesini isteyecek misin?İngilizcede Would Kullanımıİngilizce’de would, geçmiş perspektifini kullanarak gelecekten bahsederken kullanılır. Örneğin, 1 hafta önceki bir konuşmanızda 2 gün sonrası için konuşmak gibi. Cümle içinde görecek olursak,Yarın doktora gideceğini söylemişti – He said he would go to the doctor. İki olayda geçmiş zamanda yaşanmıştırWould aynı zamanda,RicaŞartlı Cümle IF CLAUSESiçeren ifadelerde soru işaretleri tam olarak gitmedi mi? Öyleyse Would kullanımı ile ilgili diğer makalemize Would Modal Kip ile Cümle ÖrnekleriIt wouldn’t be hard to find way if we brought a map – Harita getirseydik yolu bulmak zor olmayacaktıShe said she would want his father to give her money – Babasından para isteyeceğini söylemiştiWe predicted there would be problems in his presentation because he didn’t work on it. – Sunuma çalışmadığı için problem yaşayacağını zannetmiştikI thought you would have been at home that last night but I saw your Instagram stories and you were at a party – Dün gece evde olduğunu düşünmüştüm fakat Instagram story’lerine bakınca partide olduğunu anladımWhat time would it be appropriate to meet? – Hangi vakitte buluşmamız uygun olur?There was nobody who would help me – Bana yardım edecek kimseler yoktuI would hate to being late – Geç kalmaktan nefret ederdimIf I were you, I wouldn’t ponder too much – Senin yerinde olsaydım çok fazla düşünmezdimWould you like to help me? – Yardım etmemi ister misin?Would you prefer coffee or tea? – Çay mı kahve mi tercih edersiniz?

it is said that konu anlatımı