♟️ Tevratta Geçen Allah In Isimleri
FBep. Tevrat’ta Geçen İsimler nelerdir merak ediyor musunuz? Kuran’da adı geçmekte olan 20 tane peygamberin ismi İncil ve Tevrat’tan kaynaklanmaktadır. Liste ise şu şekildedir; Nuh, İbrahim, Yahya, İsa, Yûnus, Zekeriya, ElyasaElisha, İlyasElijah , Dâvud, Süleyman, Musa, Harun, Şuayb, Eyyup, Yusuf, Yakup, İshak, İsmail ve Lutt’tur. İslamiyette olduğu gibi Yahudilikte de isim koymak büyük bir önen taşımaktadır. Dinimizde isim koymak için belli başlı noktalar dikkat etmek gerekir. Baba ve anneler en önemli görevleri içinde yer alan bir konuda isim koymaktır. Dinimiz gereği; bebeklerin sağ kulaklarına ezan, sol kulaklarına da ikamet okunmalı ve onlara en güzel anlamları taşıyan bir isim konulmalıdır. Bebeklerin isimleri konulacağı zaman ismin güzel olmasına ve anlamı konusunda son derece dikkatli olmak gerekmektedir. Doğacak olan bebeğe güzel bir isim vermek dinimiz gereği sünnettir. İsim, kişinin tanınmasına olanak sağlayan ve kişiyi çevresinde bulunan kişiler tarafından ayırmakta olan en büyük semboldür. Bundan dolayı da Tevrat’ta Geçen İsimler, İncil’de geçen isimler veya Kuran’da geçen isimlerden hangisi tercih edilirse edilsin kişinin yaşamı boyunca en sık duyacağı sözcükler arasında yer almaktadır. Bundan kaynaklı olarak da kişiler isminin her daim güzel olmasını istemektedir. Yeni doğacak olan bir bebeğe güzel bir isim koymak her ebeveynin görevidir. Bebeklere koyulacak olan isimler hem ahrette hem de dünyada geçerli olan isimlerdir. İsimler bazen de aile büyüklerinin istekleri üstüne koyulmaktadır. Bebeklerin dünyaya geldiklerinde isim seçme hakkı bulunmaz. Bebekler büyüdükçe ve zaman geçtikçe kendi isimlerine alıştıkça sever ve benimserler. Bebeklerinizin ve çocuklarınızın severek taşıyacağı, gurur duyacağı, en güzel Tevrat’ta Geçen İsimler kullanmak gerekmektedir. Hayat boyunca taşınacak ve adeta sahibi ile bütünleşen isimler büyük bir önem tanımaktadır. Seçilecek olan isimlerin kolay olmasına ve akıllarda kalıcı olmasına dikkat etmek gerekir. Yalın olması ve ahenkli olması da sahibinde hoş duracaktır. Kişilere isim bir kere verilir ve bir yaşam boyunca taşınır. Çocuklarınıza nasıl isim seçerseniz seçin; ismi ve anlamı ile çevresinde hatırlanmaktadır. Örneğin; Suguriye denildiği zaman iste dışı çevrede bulunan insanların hemen hemen hepsi bu kişiye karşı isminden kaynaklı olarak tepkili yaklaşır. Sevecen isimler ile ılımlı ve sevimli bir etkiyi çevrede bulunan insanların üstünde bırakır. Garip gibi farklı olan isimler ise çevrede yer alan kişiler arasında itibar ve saygı görmeyecek olan isimlerin içinde yer almaktadır. Tevrat içinde bulunan isimler oldukça anlamlıdır. Hatta birçok peygamberin ismine de Tevrat’ta bulabilirsiniz. Mustafa Moshe, Selma Salmia, Neslihan Nesichah, isa Nitza, Baydar Zengin, Ilgaz İgnaz, Serra Sarah, Sema Sima, Seyna sheina, Newman Numan, Vadim Bil-mek, gökçe sevimli, melih, Yaşar Doğru, Dogulu Mizrahi, Ami ülkem, Kol Tüm , Yalvaç Tanri elçisi, Şen, Okin Kon-mak Tevrat’ yer alan isimlerden sadece birkaçıdır. Tevrat’ta Geçen İsimler listesini yazımızın devamında bulabilirsiniz. Tevrat’ta Geçen İsimler Mustafa- Seçkin- seçilmiş Osman-Bir tür kuş ya da ejderha Seda- Ses. Yankı Selma-Barış içinde bulunma, huzur, erinç Simla-Karlarla kaplı Suzan-Yakan, yakıcı Sumru- Timur-Demir Ilgaz-Atın dörtnalla koşması Kerem-Asalet, asillik, soyluluk Nur-Aydınlık, parıltı, parlaklık Nehir-Akarsu, ırmak Neslihan-Han nesline ait, hanın soyundan Nimet-İyilik, lütuf, ihsan, bahşiş Nisa-Kadın Kenan-Vaat edilmiş ülke Asaf-Erdem, ileri görüşlülük Bereket-Bolluk Barkan-Hareketli kumul Nişan-İm, iz, belirti. Murat-Amaç, maksat, istek Ünlü-Tanınmış, adı duyulmuş Yusuf-İnleyen, ah eden Senih-Süs, bezek Sarp-Çetin, sert, şiddetli Reha-Kurtulma, kurtuluş. Güneş-Gezegenlere ve yer yuvarlağına ışık ve ısı veren büyük gök cismi. Bilge-Bilgili, iyi geniş, derin, bilgi sahibi kimse Eser-Nişan, alamet Sultan-Padişah, hükümdar Verdi-Güle ait, gül ile ilgili Gökçe-Gökle ilgili göğe ait semavi Timur-Demir Nejat-Doğa, yaradılış, yapı. Berrin-Yüksek yüce Bülent-Yüce yüksek, ala, ulu Baran-Yağmur Barlas-Kahraman, savaşçı Ender-çok az, çok seyrek Bahar-Kışla yaz arasındaki mevsim Yaşar-Altı ayla üç yaş arasındaki sıpa
Esmaül Hüsna Tesbih Ulemayı Benâmdan naklolunduğuna göre Allah'u Teâlâ'nın üç bin ismi vardır. Bunlardan bin tanesini Melekler, bin tanesini Nebîler bilirler. Üç yüz tanesi Tevratta, üç yüz tanesi Zeburda, üç yüzü İncilde ve doksandokuzu da Kur'an-ı Kerim'dedir. Allah bir adedini ise Kendisinde gizlemiş ve bildirmemiştir. Bu ismine İsmi Âzam denilir. Yüce Kur'an'da geçen doksan dokuz ismine ise Esma-Ül Hüsna denir. Bir Hadis-i Şerif'te Efendimiz Hz. Muhammed şöyle buyurmuştur "Her biriniz Allah'u Teâlâ'dan bir dilekte bulunmak istediği zaman, evvela O'na şanına yakışır şekilde hamd etsin, sonra Rasûlune salât etsin, ondan sonra duasını yapsın. Bu amacına ulaşmak için daha elverişlidir.". Bu hadise göre Allah'u Teâlâ'ya dua ederken, övgülerde bulunurken en güzel isimler olan Esma-ül Hüsna'da ki isimlerle hitap etmek ve övmek, bize Kendisinin sevgi ve merhametini kazanmamızı, dualarımızı belki daha çabuk kabul etmesini sağlayacaktır. Esma-ül Hüsna'yı ezberlemek insanların kârınadır. Çünkü, Esma-Ül Hüsna'nın ezberlenmesine Allah Zûlcelâl Hazretlerinin ihtiyacı yoktur, aksine bizi aciz kulların ihtiyacı vardır. Ezberleyene ve devam edene ise mükafatın çok olduğu bildirilmiştir. Öyleyse bazı Esma-Ül Hüsna'dan ve tesbihinden, yani devamlılığında ki faydalarından bahsedelimYâ Allah Celle Celâluhu; tüm isim ve sıfatları zatında toplayan Yüce Allah'ın başka hiçbir varlığa verilmeyen ismidir. Allah Celle Celâluhu ismi celilinin zikrini çokça yapanların, hem Allah katında hem de insanlar arasında derecesi artar. İnsanlar arasında sevilen, sayılan ve sözü geçen bir kişi olur. Esma-ül Hüsna'da ki bütün isimler Allah ismi celilinde gizlidir. Allah diye zikredenler, bütün isimleri zikretmiş olurlar. Bu ismi celile iki şekilde zikredilir. Birincisi Yâ Allah; ikincisi ise Allah, Allah, .... şeklindedir. Er Rahmân Celle Celâluhu; Ezelde bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve rahmet buyuran, hiçbir yaratılanı ayırt etmeyen. Bu ismi celileyi farz namazlardan sonra 100 kere okuyan kimseler, gafletten ve unutkanlıktan, gönül darlığından emin olurlar. Er Rahîm Celle Celâluhu; çok merhamet eden, ahirette sadece müminlere merhamet edici anlamındadır. Verdiği nimetleri iyi kullananları büyük ve ebedi nimetler vererek mükâfatlandıracaktır. Er Rahim ismi celilini, sabah namazından sonra 100 kere okuyana, bütün yaratılanlar dost olurlar. Allahu Teâlâ'nın rahmetine nail Melik Celle Celâluhu; bütün kainatın sahibi olan ve mutlak surette hükümdarı. El Melik ismi celiline devam edenler, insanlar arasında değer görür, hürmet bulur. El Kuddüs Celle Celâluhu; hatalardan, acizlikten, gafletten ve bütün eksikliklerden çok uzak olan, çok temiz. Yâ Kuddüs ismi celilini her gün yüz defa okuyan kişinin gönlü bütün kederlerden temizlenir. Es Selâm Celle Celâluhu; her türlü tehlikelerden kullarını selâmete çıkaran, Cennetteki salih kullarına selam veren. Es Selâm ismi celili, hasta olan birisinin üzerine 160 kere okunursa o kişi sıhhat bulur. Devam edenler, her türlü tehlikelerden korunur. El Mü'min Celle Celâluhu; gönüllerde iman ışığı uyandıran kendine sığınanları aman verip onları rahatlatan koruyan. Bu ismi celileye devam edenleri Allah'u Teâlâ düşmanların şerrinden Müheymin Celle Celâluhu; gözetici ve koruyucu anlamına gelen El Müheymin ismi celilini, gusül abdesti aldıktan sonra okuyanların, gelecekleri parlak ve aydınlık olur. Son Güncelleme 011734 Esmaül Hüsna Tesbih ile ilgili bu madde bir taslaktır. Madde içeriğini geliştirerek Herkese açık dizin kaynağımıza katkıda bulunabilirsiniz. 0 Yorum Yapılmış "Esmaül Hüsna Tesbih" Kayıtlı yorum bulunamadı ilk yorumu siz ekleyin El Bari El Bari, yarattıklarını benzeri olmaksızın, bir kalıptan döker gibi kusursuz ve noksansız yokluktan varlığa çıkaran anlamına gelmektedir. Her yarattığını, bir örneği ya da bir ana maddesi olmadan, elinde herhangi bir plan ve projesi bulunmadan düz... El Hadi El hadi, rahman ve rahim olan Allahın 99 ismi şerifinden bir tanesidir ve sayısız hikmetler ile doludur. Kudreti büyük olan Allah celle celalühü’nün her ismi şerifinde kâinata yararlı insanlara yararlı hikmetler ve faydalar bulunmaktadır. İlk önce... Er Rezzak Er Rezzak, rahman ve rahim olan yüce Allah’ın 99 ismi şerifinden bir tanesidir. Rahman ve rahim olan kudreti daima üstün gelen bütün gözlerin gördüğünün ve görmediği her varlığın tek sahibi olan Allah’ın bütün ismi şeriflerinde bilinen ve bilinmey... El Cebbar El cebbar, rahman ve rahim olan yüce Allahın ismi şeriflerinden biridir ve anlamı, fazileti çok büyüktür. Âlemleri yaradan yüce Allah yarattığı her şeyin tek sahibidir ve Allah dilediğin var eder dilediğini ise yok eder. Yüce Allah’ın ismi şerifle... El Halim El Halim, Hoşgörülü olan, yarattıklarına yumuşak davranan anlamına gelmektedir. Allah Ezze ve Celle yarattıklarına karşı sınırsız bir şekilde halimdir. Öyle ki, azabı ve celali o kadar büyük olmasına rağmen yarattığı kullarından ve tüm varlıklarda... El Kerim El kerim, rahman ve rahim olan, kudreti daima üstün gelen Cenabı Hakkın 99 ismi şeriflerinden bir tanesidir. El kerim’in fazileti saymakla bitecek gibi değil ve kalplere zikrettikleri sürece huzur veren ismi şeriflerden biridir. Esmaül Hüsna, rahm... Allah cc İsmi Hüsnasıyla Tecellisi Aziz okurlarım Rahman Rahim olan Allah cc'nün hüsnü adıyla Salat ve Selam Hz Muhammed Mustafa Efendimize ve al ve ashabına olsun Yukarıda Nacizane zikrettiğim Allah cc ism-i mübarekesinin teceliyatı hususun sizinle mütaala ... İsm-i Azam Nedir Allah Teâlâ'nın Kur'an ve hadîs-i şerîflerde zikredilen isimlerinin en büyüğüdür. İsm-i A'zam'ı, Allah, isimleri içinde gizlemiştir. Bunun da hikmeti, kullarının bütün Esmâ-i Husnâ'ya rağbetini sağlamak, kendisine bütün isimleriyle dua edilmesini ... Allahın Diğer İsimleri Allah'ın isimleri 99 taneden ibaret değildir. Âyet ve hadîslerde bu 99 isimlerden ayrı olarak Allah'a başka isimler de izâfe edilmiştir. Allah'a izâfe edilen diğer bâzı isimler şunlardır el-Vâhid'in yerine el-Ehad, el-Kahhâr'ın yerine el-Kâhir... Esmaül Hüsna Anlamları Esmaül Hüsna Bizleri yaratan Allah'ın en güzel 99 ismidir. En güzel isimler ona aittir. Her birinin bir anlamı ve sıfatı Kendinden başka ilah bulunmayan Cenabı Hakkın asıl Dünya üzerinde yarattığı bütün mahlukata merh... Esmaül Hüsna Okunacak Saatler GÜNEŞ Allah, er Rahmanu, er Rahimu ,el Meliku, es Selamu,el Haliku, el Bariu,el Basitu, er Rafiu,el Muizzu, el Basiru, el Hakemu, el Adlu, el Gafuru, el Aliyyu, el Hafizu, el Mukitu,el Celilu, el Baisu,el Muhsi,el Hayyu, el Kadiru, el Muktediru, ... Esmaül Hüsna Etkisini Arttırma Okunan Esma-ül Hüsnaların daha çabuk ve daha tesirli olmaları için çoğaltılırlar ve işlem için Arabi Ebced kullanılır. En çok bilinen ve kullanılan büyük Ebced hesabından başka, Arabi Ebced yada En Büyük Ebced hesabı da vardır. Bu Tabloda harfler yin... Esmaül Hüsna Faziletleri Ya Latif El Aziz Ya Fettah Kayyum El Fettah Ya Şafi Er Rahim Ya Bais Ya Halim El Latif El Melik El Vedud Ya Mani Ya Evvel Es Selam El Cami El Müheymin El Bari El Hadi Er Rezzak El Cebbar El Halim El Kerim Allah cc İsmi Hüsnasıyla Tecellisi İsm-i Azam Nedir Allahın Diğer İsimleri Esmaül Hüsna Anlamları Esmaül Hüsna Okunacak Saatler Esmaül Hüsna Etkisini Arttırma Popüler İçerik El Vedud El Vedud, Kuran'ı Kerim'de geçen Allah'ın 99 esmasından Vedud isminin anlamı nedir?O dilediği kulunu çok seven, salih kullarını, Onun aşkı ... Ya Mani Ya Mani Allah'ın Kuran'ı Kerim'de geçen 99 esmasından Mani isminin anlamı nedir?Dostlarını kötülüklere karşı koruyan, istemediği şeylerin o... Ya Evvel Ya evvel Allah'ın Kuran'ı Kerim'de geçen 99 esmasından Evvel isminin anlamı nedir?Bu her şeyden önce var olan anlamını taşır. Yüce ... Es Selam Es Selam Allah'ın Kuran'ı Kerim'de geçen 99 esmasından Selam isminin anlamı nedir?Emniyet, selam, güven ve esenlik sahibi, her türlü ayıpta... El Cami El Cami Allah'ın Kuran'ı Kerim'de geçen 99 esmasından Cami isminin anlamı nedir?Her istediğini istediği yerde ve istediği zamanda toplayabi... El Müheymin El Müheymin Allah'ın Kuran'ı Kerim'de geçen 99 esmasından biridir. El Müheymin isminin anlamı nedir?Bütün varlıkları koruyan, her şeyin şahitliğini ya...
Tevrat'ta Allah'ı Anmak Yaptığın her işte Rab'bi an, O senin yolunu düze çıkarır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 36 Yasa Kitabı'nda yazılanları dilinden düşürme. Tümünü özenle yerine getirmek için gece gündüz onu düşün. O zaman başarılı olacak ve amacına ulaşacaksın. Yeşu, 18 Bu sözlerimi aklınızda ve yüreğinizde tutun... Onları çocuklarınıza öğretin. Evinizde otururken, yolda yürürken, yatarken, kalkarken onlardan söz edin. Yasa'nın Tekrarı, 1118-19 Ağzımdan Sana övgü eksilmez, gün boyu yüceliğini anarım. Mezmurlar, 718 Gece adını anarım, ya Rab, Yasa'na uyarım. Mezmurlar, 11955 Her zaman Rab'be övgüler sunacağım, övgüsü dilimden düşmeyecek. Rab'le övünürüm… Benimle birlikte Rab'bin büyüklüğünü duyurun, adını birlikte yüceltelim. Mezmurlar, 311-3 … Rab'bin Yasası hep ağzınızda olsun. Çünkü Rab güçlü eliyle sizi Mısır'dan çıkardı. Mısır'dan Çıkış, 139 Allah'ın sözü size çok yakındır; uymanız için ağzınızda ve yüreğinizdedir. Yasa'nın Tekrarı, 3014 Benimle birlikte Rab'bin büyüklüğünü duyurun, adını birlikte yüceltelim. Mezmurlar, 343 O gün diyeceksiniz ki, "Rab'be şükredin, O'na yakarın, halklara duyurun yaptıklarını, adının yüce olduğunu duyurun! Rab'be ezgiler söyleyin, çünkü görkemli işler yaptı. Bütün dünya bilsin bunu. Yeşaya, 124-5 Ey bütün halklar, Rab'bi övün, Rab'bin gücünü, yüceliğini övün. 1. Tarihler, 1628 Ey Allah, beni kurtaran Allah, dilim Senin kurtarışını İlahilerle övsün. Ya Rab, aç dudaklarımı, ağzım Senin övgülerini duyursun. Mezmurlar, 5114-15 Rab'bin ruhu benim aracılığımla konuşuyor, sözü dilimin ucundadır. 2. Samuel, 232 Bense gücün için sabah ezgiler söyleyecek, sevgini sevinçle dile getireceğim. Çünkü Sen bana kale, sıkıntılı günümde sığınak oldun. Gücüm Sensin, Seni İlahilerle öveceğim; çünkü kalem, beni seven Allah Sensin. Mezmurlar, 5916-17 Ağzımla Ona yakardım, övgüsü dilimden düşmedi. Mezmurlar, 6617 Seni İlahilerle överken, dudaklarımla, varlığımla sevincimi dile getireceğim, çünkü Sen beni kurtardın. Dilim gün boyu Senin zaferinden söz edecek… Mezmurlar, 7123-24 … Şöyle desinler sürekli "Kulunun esenliğinden hoşlanan Rab yücelsin!" O zaman gün boyu adaletin, övgülerin dilimden düşmeyecek. Mezmurlar, 3527-28 Sözlerimi yüreğinde saklarsan mutlu olursun, onlar hep hazır olsun dudaklarında. Süleyman'ın Özdeyişleri, 2218 Senin sevgin yaşamdan iyidir; bu yüzden dudaklarım Seni yüceltir. Ömrümce Sana övgüler sunacağım, Senin adınla ellerimi kaldıracağım… Ağzım Sana övgüler sunacak. Mezmurlar, 633-5 Ağzından çıkan bütün hükümleri dudaklarımla yineliyorum. Sevinç duyuyorum öğütlerini izlerken, sanki benim oluyor bütün hazineler… Dudaklarımdan övgüler aksın, çünkü bana kurallarını öğretiyorsun. Dilimde sözün ezgilere dönüşsün, çünkü bütün buyrukların doğrudur.Mezmurlar, 11913-14, 171-172 ... Bu Yasa'yı onlara okuyacaksınız. Halkı -erkekleri, kadınları, çocukları ve kentlerinizde yaşayan yabancıları- toplayın. Öyle ki, herkes duyup öğrensin, Allah'ınız Rab'den korksun. Bu Yasa'nın bütün sözlerine uymaya dikkat etsin. Yasa'yı bilmeyen çocuklar da duysunlar... Allah'ınız Rab'den korkmayı öğrensinler. Yasa'nın Tekrarı, 3111-13 … Sonsuza dek şükredeceğiz Sana, kuşaklar boyunca övgülerini dilimizden düşürmeyeceğiz. Mezmurlar, 7913 Rab diyor ki, "… Üzerindeki ruhum, ağzına koyduğum sözler, şimdiden sonsuza dek senin, çocuklarının, torunlarının ağzından düşmeyecek." Yeşaya, 5920-21 Bugün size verdiğim bu buyrukları aklınızda tutun. Onları çocuklarınıza benimsetin. Evinizde otururken, yolda yürürken, yatarken, kalkarken onlardan söz edin. Yasa'nın Tekrarı, 65-7 Tevrat'ta Doğru Söz Söylemek Doğrunun ağzından bilgelik akar, dilinden adalet damlar. Allah'ının Yasası yüreğindedir, ayakları kaymaz. Mezmurlar, 3730-31 Kim yaşamdan zevk almak, iyi günler görmek istiyorsa, dilini kötülükten, dudaklarını yalandan uzak tutsun. Mezmurlar, 3412-13 Yapmanız gerekenler şunlardır Birbirinize doğruyu söyleyin... Yalan yere ant içmekten tiksinin..." Böyle diyor Rab. Zekeriya, 816-17 Dürüst tanık doğruyu söyler, yalancı tanıksa hile solur… Gerçek sözler sonsuza dek kalıcıdır, oysa yalanın ömrü bir anlıktır. Kötülük tasarlayanın yüreği hileci, barışı öğütleyenin yüreğiyse sevinçlidir. Doğru kişiye hiç zarar gelmez, kötünün başıysa beladan kurtulmaz. Rab yalancı dudaklardan iğrenir, ama gerçeğe uyanlardan hoşnut kalır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1217-22 Doğru kişinin ağzı yaşam pınarıdır, kötülerse zorbalıklarını sözle gizlerler. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1011 Doğru kişinin ağzı bilgelik üretir, sapkın dilse kesilir. Doğru kişinin dudakları söylenecek sözü bilir, kötünün ağzındansa sapkın sözler çıkar. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1031-32 Doğru kişi yalandan nefret eder, kötünün sözleriyse iğrençtir, yüzkarasıdır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 135 Karar verdim "Adımlarıma dikkat edeceğim, dilimi günahtan sakınacağım; karşımda kötü biri oldukça, ağzıma gem vuracağım." Mezmurlar, 391 Doğru öğüt ağzındaydı. Dudaklarında hile yoktu. Benimle esenlik ve doğruluk içinde yürüdü. Birçoklarını da suç yolundan döndürdü. Malaki, 26 … Ağzımı doğruları söylemek için açarım. Ağzım gerçeği duyurur, çünkü dudaklarım kötülükten iğrenir. Ağzımdan çıkan her söz doğrudur, yoktur eğri ya da sapmış olanı. Apaçıktır hepsi anlayana; bilgiye erişen, doğruluğunu bilir onların. Süleyman'ın Özdeyişleri, 86-9 Ağzında yalanla dolaşan kişi, soysuz ve fesatçıdır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 612 Güvenilir tanık yalan söylemez, yalancı tanıksa yalan solur. Süleyman'ın Özdeyişleri, 145 Yalandan zevk alırlar. Ağızlarıyla hayır dua ederken, içlerinden lanet okurlar. Mezmurlar, 624 … Yüreği nefret dolu kişi sözleriyle niyetini gizlemeye çalışır, ama içi hile doludur. Süleyman'ın Özdeyişleri, 2623-24 İçimde yaşam belirtisi olduğu sürece, Allah'ın soluğu burnumda olduğu sürece, ağzımdan kötü söz çıkmayacak, dilimden yalan dökülmeyecek. Eyüp, 273-4 Niçin kötülüğünle böbürlenirsin, ey kabadayı, Allah'ın sadık kullarına karşı bütün gün dilin yıkım tasarlar. Keskin ustura gibi, ey hilekar. İyilikten çok kötülüğü, doğru konuşmaktan çok yalanı seversin. Seni hileli dil seni! Her yıkıcı sözü seversin. Ama Allah seni sonsuza dek yıkacak… Yaşam diyarından kökünü sökecek. Mezmurlar, 521-5 Sussun o yalancı dudaklar; doğru insana karşı gururla, tepeden bakarak, küçümseyerek konuşan dudaklar. Mezmurlar, 3118 Ağzından kötülük ve yalan akar, akıllanmaktan, iyilik yapmaktan vazgeçmiş. Mezmurlar, 363 Başkasına karşı yalancı tanıklık eden topuz, kılıç ya da sivri ok gibidir… Kuzeyden esen rüzgar nasıl yağmur getirirse, iftiracı dil de öfkeli bakışlara yol açar. Süleyman'ın Özdeyişleri, 2518, 23 Yalancı dil incittiği kişilerden nefret eder... Süleyman'ın Özdeyişleri, 2628 Ya Rab, kurtar canımı yalancı dudaklardan, aldatıcı dillerden! Mezmurlar, 1201 … Dudaklarınız yalan söyledi, diliniz kötülük mırıldanıyor. Adaletle dava açan, davasını dürüstçe savunan yok. Boş laflara güveniyor, yalan söylüyorlar. Fesada gebe kalıp kötülük doğuruyorlar. Yeşaya, 593-4 Dost dostu aldatıyor, kimse gerçeği söylemiyor. Dillerine yalan söylemeyi öğrettiler, suç işleye işleye yorgun düştüler… Dilleri öldürücü bir ok, hep aldatıyor. Komşusuna esenlik diliyor, ama içinden ona tuzak kuruyor. Yeremya, 95, 8 Ağzını kötülük için kullanıyor, dilini yalana koşuyorsun. Mezmurlar, 5019 Onların ağzı yalan saçar, sağ ellerini kaldırır, yalan yere ant içerler. Mezmurlar, 1448 Nefretini gizleyen kişinin dudakları yalancıdır. İftira yayan akılsızdır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1018 Doğru kişinin dili saf gümüş gibidir, kötünün niyetleriyse değersizdir. Doğru kişinin sözleri birçoklarını besler, ahmaklarsa sağduyu yoksunluğundan ölür. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1020-21 Dürüst yanıt gerçek dostluğun işaretidir. Süleyman'ın Özdeyişleri, 2426 … Doğru yolda yürüyüp doğru, dürüst konuşan… yükseklerde oturacak; uçurumun başındaki kaleler onun korunağı olacak, ekmeği sağlanacak, hiç susuz kalmayacak. Yeşaya, 3315-16 Yapmanız gerekenler şunlardır Birbirinize doğruyu söyleyin… Zekeriya, 816 Tevrat'ta Hikmetli ve Özlü Konuşmak Bilge kişinin ağzından çıkan sözler derin sular gibidir, bilgelik pınarı da coşkun bir akarsu. Süleyman'ın Özdeyişleri, 184 Bilge yüreklilere akıllı denir, tatlı söz ikna gücünü artırır… Bilgenin aklı diline yön verir, dudaklarının ikna gücünü artırır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1621, 23 Kral Süleyman dünyanın bütün krallarından daha zengin, daha bilgeydi. Allah'ın Süleyman'a verdiği bilgeliği dinlemek için bütün dünya onu görmek isterdi. 1. Krallar, 1023-24 Ahmak sinirlendiğini hemen belli eder… Düşünmeden söylenen sözler kılıç gibi keser, bilgelerin diliyse şifa verir. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1216, 18 İhtiyatlı kişi bilgisini kendine saklar, oysa akılsızın yüreği ahmaklığını ilan eder. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1223 Ahmağın sözleri sırtına kötektir, ama bilgenin dudakları kendisini korur. Süleyman'ın Özdeyişleri, 143 Bilgenin dili bilgiyi iyi kullanır, akılsızın ağzındansa ahmaklık akar. Süleyman'ın Özdeyişleri, 152 Bilgelerin dudakları bilgi yayar, ama akılsızların yüreği öyle değildir. Süleyman'ın Özdeyişleri, 157 Uygun yanıt sahibini mutlu eder, yerinde söylenen söz ne güzeldir! Süleyman'ın Özdeyişleri, 1523 Akıllı kişinin dudaklarından bilgelik akar, ama sağduyudan yoksun olan sırtına kötek yer. Bilge kişi bilgi biriktirir, ahmağın ağzıysa onu yıkıma yaklaştırır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1013-14 Başkasını küçük gören sağduyudan yoksundur, akıllı kişiyse dilini tutar. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1112 Bilgili kişi az konuşur, akıllı kişi sakin ruhludur. Çenesini tutup susan ahmak bile bilge ve akıllı sayılır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1727-28 Geçimsiz kişi kendi çıkarı peşindedir, iyi öğüde hep karşı çıkar. Akılsız kişi bir şey anlamaktan çok kendi düşüncelerini açmaktan hoşlanır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 181-2 Bol bol altının, mücevherin olabilir, ama bilgi akıtan dudaklar daha değerlidir. Süleyman'ın Özdeyişleri, 2015 Erdemli kadının ağzından bilgelik akar, dili iyilik öğütler. Süleyman'ın Özdeyişleri, 3126 Dilini tutan canını korur, ama boşboğazın sonu yıkımdır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 133 Allah, Süleyman'a bilgelik, derin bir sezgi, kıyılardaki kum kadar anlayış verdi. Süleyman'ın bilgeliği, bütün doğuluların ve Mısırlılar'ın bilgeliğinden daha üstündü... Üç bin özdeyişi ve bin beş ezgisi vardı. Lübnan sedir ağacından, duvarlarda biten mercanköşk otuna kadar bütün ağaçlardan söz ettiği gibi, hayvanlar, kuşlar, sürüngenler ve balıklardan da söz edebiliyordu. Süleyman'ın bilgeliğini duyan dünyanın bütün kralları ona adamlarını gönderirdi. Bütün uluslardan insanlar gelir, Süleyman'ın bilgece sözlerini dinlerdi. 1. Krallar, 429-34 Tevrat'ta Kötü Sözden Kaçınmak, Güzel Sözlü Olmak Okşayıcı dil yaşam verir, çarpık dilse ruhu yaralar. Süleyman'ın Özdeyişleri, 154 Hoş sözler petek balı gibidir, cana tatlı ve bedene şifa. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1624 Yumuşak yanıt gazabı yatıştırır, oysa yaralayıcı söz öfkeyi alevlendirir. Süleyman'ın Özdeyişleri, 151 Sabırla bir hükümdar bile ikna edilir, tatlı dil en güçlü direnci kırar. Süleyman'ın Özdeyişleri, 2515 Kaygılı yürek insanı çökertir, ama güzel söz sevindirir. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1225 … Kararlıyım, ağzımdan kötü söz çıkmaz. Mezmurlar, 173 Ağzı lanet, hile ve zulüm dolu, dilinin altında kötülük ve fesat saklı. Mezmurlar, 107 Onlar yüreklerinde kötülük tasarlar, savaşı sürekli körükler, yılan gibi dillerini bilerler, engerek zehiri var dudaklarının altında. Mezmurlar, 1402-3 Allah'sız kişi başkalarını ağzıyla yıkıma götürür, oysa doğrular bilgi sayesinde kurtulur… Dürüstlerin kutsamasıyla kent gelişir, ama kötülerin ağzı kenti yerle bir eder. Süleyman'ın Özdeyişleri, 119, 11 Onlar dillerini kılıç gibi bilemiş, acı sözlerini ok gibi hedefe yöneltmişler, pusularından masum insanın üzerine atmak için. Ansızın vururlar, hiç çekinmeden. Dilleri yüzünden yıkıma uğrayacaklar… Mezmurlar 3-4, 8 Doğru kişinin aklı yanıtını iyi tartar, kötünün ağzı kötülük saçar. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1528 Kötü kişi fesat yüklü dudakları dinler, yalancı da yıkıcı dile kulak verir. Süleyman'ın Özdeyişleri, 174 ... Yüreklerine dokunacak güzel sözlerle onlara güven verdi. Yaratılış, 5021 Yüreğimden güzel sözler taşıyor... Dilim usta bir yazarın kalemi gibi olsun. Mezmurlar, 451 Tevrat'ta İyiliğe Çağırmak, Kötülükten Men Etmek Kardeşine yüreğinde nefret beslemeyeceksin. Komşun günah işlerse onu uyaracaksın. Yoksa sen de günah işlemiş olursun. Levililer, 1917 Ağzından bilgelik akar, dili iyilik öğütler. Süleyman'ın Özdeyişleri, 3126 Doğru kişi arkadaşına da yol gösterir, kötünün tuttuğu yolsa kendini saptırır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1226 Atalarınız gibi davranmayın! Önceki peygamberler, "Herşeye egemen Rab kötü yollarınızdan ve kötü uygulamalarınızdan dönün" diyor diyerek onları uyardılar. Ne var ki, onlar dinlemediler, bana aldırış etmediler... Zekeriya, 14 "Kardeşler, lütfen bu kötülüğü yapmayın." dedi. Yaratılış, 197 Beni dinle, sana öğüt vereyim. Allah seninle olsun... Mısır'dan Çıkış, 1819 … "Hayır, kardeşlerim, rica ediyorum böyle bir kötülük yapmayın… böyle bir alçaklık yapmayın… adama bu kötülüğü yapmayın." Hakimler, 1923-24 Kötülük tasarlayanın yüreği hileci, barışı öğütleyenin yüreğiyse sevinçlidir. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1220 Bundan ötürü onları uyar, ey insanoğlu, onları uyar. Hezekiel, 114 Kalk… o büyük kente git ve halkı uyar… Yunus, 11-2 … Beni bırakıp başka ilahlara kulluk ettiler… Onları açıkça uyar… 1. Samuel, 88-9 Davut Kötülükten sakının, iyilik yapın; esenliği amaçlayın, ardınca gidin. Mezmurlar, 3414 Eyüp Ağzımdan çıkan sözlerle yüreklendirir, dudaklarımdan dökülen avutucu sözlerle yatıştırırdım sizi. Eyüp, 165 Tevrat'ta Boş Söz Söylemekten Kaçınmak Her emek kazanç getirir, ama boş lakırdı yoksulluğa götürür. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1423 … Keyfinize bakmayıp boş konulara dalmaz, o günü yüceltirseniz, Rab'den zevk alırsınız... Yeşaya, 5813-14 Bilge kişi boş sözlerle yanıtlar mı, karnını doğu rüzgarıyla doldurur mu? Boş sözlerle tartışır, yararsız söylevler verir mi? Eyüp, 152-3 Bu yüzden egemen Rab şöyle diyor "Söylediğiniz boş sözler, gördüğünüz yalan görüşlerden ötürü size karşıyım." Böyle diyor egemen Rab. Hezekiel, 138 … Öyleyse ne diye boş boş konuşuyorsunuz? Eyüp, 2712 … Boş laf ediyor, fesat topluyor içinde, sonra dışarı çıkıp fesadı yayıyor. Mezmurlar, 416 … Size uydurma görüşlerden, falcılıktan, boş şeylerden, akıllarından geçen hayallerden söz ediyorlar. Yeremya, 1414 Boş laflarla beni nasıl avutursunuz? Yanıtlarınızdan çıkan tek sonuç yalandır. Eyüp, 2134 Tevrat'ta Dedikodudan Kaçınmak Huysuz kişi çekişmeyi körükler, dedikoducu can dostları ayırır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1628 Odun bitince ateş söner, dedikoducu yok olunca kavga diner. Kor için kömür, ateş için odun neyse, çekişmeyi alevlendirmek için kavgacı da öyledir… Süleyman'ın Özdeyişleri, 2620-22 Dedikoducu sır saklayamaz, bu nedenle ağzı gevşek olanla arkadaşlık etme. Süleyman'ın Özdeyişleri, 2019 Dedikoducu sır saklayamaz, oysa güvenilir insan sırdaş olur. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1113 Halkının arasında onu bunu çekiştirerek dolaşmayacaksın. Komşunun canına zarar vermeyeceksin. Rab Benim. Levililer, 1916 Hepsi de çok dikbaşlı, onu bunu çekiştirerek dolaşan insanlardır, tunç kadar, demir kadar katıdırlar. Hepsi baştan çıkmıştır… Rab onları reddetti. Yeremya, 628, 30 Tevrat'ta Tavsiye Edilen Diğer Konuşma Şekilleri Yarınla övünme, çünkü ne getireceğini bilemezsin. Seni kendi ağzın değil, başkaları övsün; kendi dudakların değil, yabancı övsün. Süleyman'ın Özdeyişleri, 271-2 Artık büyük konuşmayın, ağzınızdan küstahça sözler çıkmasın. Çünkü Rab herşeyi bilen Allah'tır; O'dur davranışları tartan. 1. Samuel, 23 Dinlemeden yanıt vermek ahmaklık ve utançtır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1813 Sevgi isteyen kişi suçları bağışlar, olayı diline dolayansa can dostları ayırır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 179 … Yaltaklanan ağızdan yıkım gelir. Süleyman'ın Özdeyişleri, 2628 Akılsızın dudakları çekişmeye yol açar, ağzı da dayağı davet eder. Akılsızın ağzı kendisini mahveder, dudakları da canına tuzaktır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 186-7 İnsan ağzının ürünüyle iyiliğe doyar, elinin emeğine göre de karşılığını alır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1214 İyi insan ağzından çıkan sözler için ödüllendirilir, ama hainlerin soluduğu zorbalıktır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 132 … Allah'ın huzurunda düşünmeyi engelliyorsun. Çünkü suçun ağzını kışkırtıyor, hilekarların diliyle konuşuyorsun. Kendi ağzın seni suçluyor, ben değil, dudakların sana karşı tanıklık ediyor. Eyüp, 154-6 Kötü kişinin günahlı sözleri kendisi için tuzaktır, ama doğru kişi sıkıntıyı atlatır. Süleyman'ın Özdeyişleri, 1213 Sustursun Rab dalkavukların ağzını, büyüklenen dilleri. Onlar ki, "Dilimizle kazanırız, dudaklarımız emrimizde, kim bize efendilik edebilir?" derler. Mezmurlar, 123 Tevrat'ta Kuran'a Uygun Emir ve Yasaklar Yalan Söylememek ... Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz. Benim adımla yalan yere ant içmeyeceksiniz... Levililer, 1911-12 Komşuna karşı yalan yere tanıklık etmeyeceksin. Mısır'dan Çıkış, 2016; Yasa'nın Tekrarı, 520 Yalandan uzak duracak, suçsuz ve doğru kişiyi öldürmeyeceksiniz. Çünkü Ben kötü kişiyi aklamam. Mısır'dan Çıkış, 237 Yalan haber taşımayacaksın, haksız şahit olmak için kötüye el vermeyeceksin. Kötülük için çokluğun peşinde olmayacaksın ve bir davada adaleti bozmak için çokluğun ardınca saparak söylemeyeceksin... Mısır'dan Çıkış, 231-2 Kayıp bir eşya bulup yalan söylerse, yalan yere ant içerse, yani insanların işleyebileceği bu suçlardan birini işlerse, günah işlemiş olur ve suçlu sayılır... Levililer 63-4 ... geride kalanlar haksızlık etmeyecek, yalan söylemeyecek, kimseyi aldatmayacak, tok karna yatacaklar ve onları korkutan olmayacak. Sefenya, 313 Hırsızlık Yapmamak Çalmayacaksın. Mısır'dan Çıkış, 2015; Yasa'nın Tekrarı, 519 Çalmayacaksınız. Hile yapmayacaksınız. Birbirinize yalan söylemeyeceksiniz. Levililer, 1911 ... Evlere hırsız giriyor, dışarda haydut çeteleri soygun yapıyor. Ne var ki, düşünmüyorlar, kötülüklerini unutmadığımı. Günahları kuşatıyor onları, gözümün önündeler. Hoşea, 71-2 Çalmak, adam öldürmek, zina etmek, yalan yere ant içmek, Baal'a buhur yakmak, tanımadığınız başka ilahların ardınca gitmek, bütün bu iğrençlikleri yapmak için mi Bana ait olan tapınağa gelip önümde duruyor, güvenlikteyiz diyorsunuz? Yeremya, 79-10 Hırsızla ortak olanın düşmanı kendisidir... Süleyman'ın Özdeyişleri, 2924 Domuz Eti Yememek Domuz çatal ve yarık tırnaklıdır, ama geviş getirmez. Sizin için kirli sayılır. Bu hayvanların etini yemeyecek, leşine dokunmayacaksınız, sizin için kirlidir. Levililer, 117-8 ... Domuz eti yerler; kaplarında haram et var. Yeşaya, 654 "... Domuz, fare ve öteki iğrenç hayvanların etini yiyenlerin ortasında duranı izleyenler hep birlikte yok olacaklar." diyor Rab. Yeşaya, 6617 Faizle Para Kullanmamak Kardeşinize para, yiyecek ya da faiz getiren başka bir şey ödünç verdiğinizde, ondan faiz almayacaksınız. Yasa'nın Tekrarı, 2319 ... Aranızda yaşayan bir yoksula ödünç para verirseniz, ona tefeci gibi davranmayacaksınız. Üzerine faiz eklemeyeceksiniz. Mısır'dan Çıkış, 2225 Ondan faiz ve kar alma. Allah'ından kork ki, kardeşin yanında yaşamını sürdürebilsin. Ona faizle para vermeyeceksin. Ödünç verdiğin yiyecekten kar almayacaksın. Levililer, 2536-37 Parasını faize vermez... Böyle yaşayan asla sarsılmayacak. Mezmurlar, 155 Kardeşlerim, adamlarım ve ben ödünç olarak halka para ve buğday veriyoruz. Lütfen faiz almaktan vazgeçelim! Nehemya, 510 Diyelim ki, adil ve doğru olanı yapan doğru bir adam var... Faizle para vermez. Hezekiel, 185, 8 Fal, Büyü Gibi İşlerle Uğraşmamak … Kehanette bulunmayacak, falcılık yapmayacaksınız. Levililer, 1926 … Fala bakmak için kullandığı kase değil mi bu? Bunu yapmakla kötülük ettiniz. Yaratılış, 445 Aranızda… falcı, büyücü, muskacı, medyum, ruh çağıran ya da ölülerin ruhlarına danışan kimse olmasın. Çünkü Rab bunları yapanlardan tiksinir. Allah'ınız Rab, bu iğrenç töreleri yüzünden bu ulusları önünüzden kovacaktır. Yasa'nın Tekrarı, 1810-12 Ülkelerini alacağınız uluslar büyücülerin, falcıların öğüdüne kulak verirler. Ama Allah'ınız Rab buna izin vermiyor. Yasa'nın Tekrarı, 1814 ... Falcılık, büyücülük yaptılar. Rab'bin gözünde kötü olanı yaptılar... 2. Krallar, 1717 Ben söylemediğim halde, Rab'bin sözüdür diyorsunuz. Oysa gördüğünüz görüşler uydurma, yaptığınız falcılık yalan değil mi? Bu yüzden egemen Rab şöyle diyor Söylediğiniz boş sözler, gördüğünüz yalan görüşlerden ötürü size karşıyım. Böyle diyor egemen Rab. Elim uydurma görüş gören, yalan yere falcılık eden peygamberlere karşı olacak... Bir daha uydurma görüşler görmeyecek, falcılık etmeyeceksiniz... Hezekiel, 137-9, 23 Size gelince... falcılarınızı, düş görenlerinizi, medyumlarınızı, büyücülerinizi dinlemeyin!... Yeremya, 279 Size ilişkin görüşler aldatıcıdır, açılan fal yalandır... Onların günü yaklaştı, sonunda yargı günleri geldi. Hezekiel, 2129 Büyü yapma gücünüzü kıracağım, aranızda falcı kalmayacak. Putlarınızı, dikili taşlarınızı kaldırıp atacağım. Ellerinizle yaptığınız putlara artık tapmayacaksınız... Söz dinlemeyen ulusları öfke ve gazapla cezalandıracağım. Mika, 512-15 ... Size uydurma görüşlerden, falcılıktan, boş şeylerden, akıllarından geçen hayallerden söz ediyorlar... Yaptıkları kötülüğü kendi başlarına getireceğim. Yeremya, 1414-16 Rüşvet Almamak Yargılarken haksızlık yapmayacak, kimseyi kayırmayacaksınız. Rüşvet almayacaksınız. Çünkü rüşvet bilge kişinin gözlerini kör eder, haklıyı haksız çıkarır. Yasa'nın Tekrarı, 1619; Mısır'dan Çıkış, 238 Suçsuz birini öldürmek için rüşvet alana lanet olsun! Yasa'nın Tekrarı, 2725 Ama doğru yolda yürüyüp doğru dürüst konuşan, zorbalıkla edinilen kazancı reddeden, elini rüşvetten uzak tutan... yükseklerde oturacak… Ekmeği sağlanacak, hiç susuz kalmayacak. Yeşaya, 3315-16 Çünkü isyanlarınızın çok, günahlarınızın sayısız olduğunu biliyorum, ey doğru kişiye baskı yapan, rüşvet alan, mahkemede mazlumun hakkını yiyenler! Amos, 512 ... Suçsuza karşı rüşvet almaz. Böyle yaşayan asla sarsılmayacak. Mezmurlar, 155 ... Rüşvet uğruna kötüyü haklı çıkaranların, haklıların hakkını elinden alanların vay haline! Yeşaya, 522-23 Onun için Rab'den korkun, dikkatle yargılayın. Çünkü Allah'ımız Rab kimsenin haksızlık yapmasına, kimseyi kayırmasına, rüşvet almasına göz yummaz. 2. Tarihler, 197 Dikkat et, para seni baştan çıkarmasın, büyük bir rüşvet seni saptırmasın. Eyüp, 3618 Hile Yapmamak … Hile yapmayacaksınız… Levililer, 1911 Suçu Rab tarafından sayılmayan, ruhunda hile bulunmayan insana ne mutlu! Mezmurlar, 322 İyi kişi Rab'bin lütfuna erer, ama düzenbazı Rab mahkum eder. Süleyman'ın Özdeyişleri, 122 Cinayet İşlememek Adam öldürmeyeceksin. Mısır'dan Çıkış, 2013; Yasa'nın Tekrarı, 517 Yalandan uzak duracak, suçsuz ve doğru kişiyi öldürmeyeceksiniz. Çünkü Ben kötü kişiyi aklamam. Mısır'dan Çıkış, 237 Çalmak, adam öldürmek, zina etmek, yalan yere ant içmek, Baal'a buhur yakmak, tanımadığınız başka ilahların ardınca gitmek, bütün bu iğrençlikleri yapmak için mi Bana ait olan tapınağa gelip önümde duruyor, güvenlikteyiz diyorsunuz? Yeremya, 79-10 Oğlum, seni ayartmaya çalışan günahkarlara teslim olma. Şöyle diyebilirler "Bizimle gel, adam öldürmek için pusuya yatalım, zevk uğruna masum kişileri tuzağa düşürelim." Süleyman'ın Özdeyişleri, 110-11 Zina Yapmamak Zina etmeyeceksin. Mısır'dan Çıkış, 2014; Yasa'nın Tekrarı 518 Yaptıkları işler Allah'larına dönmeye izin vermiyor, çünkü zina ruhu var içlerinde, Rab'bi tanımıyorlar. Hoşea, 54 ... Zina ruhu onları saptırdı, kendi Allah'larından ayrılarak zina ettiler. Hoşea, 412 ... Öteki halklar gibi sevinme, coşma! Çünkü kendi Allah'ına vefasızlık ederek zina ettin, harman yerlerinin tümünde zina kazancına gönül verdin. Hoşea, 91 ... Ülke zina edenlerle dolu... İzledikleri yol kötü... Yeremya, 2310 Zina eden adam sağduyudan yoksundur. Yaptıklarıyla kendini yok eder. Payına düşen dayak ve onursuzluktur, asla kurtulamaz utançtan. Süleyman'ın Özdeyişler, 632-33 Zina edenin gözü alaca karanlıktadır, "Beni kimse görmez" diye düşünür... Karanlığın dehşetiyle dostturlar. Eyüp 2415-17 Eşcinselliğin Yasaklanması Bir erkek başka bir erkekle cinsel ilişki kurarsa, ikisi de iğrençlik etmiş olur... Levililer, 2013 Kadınla yatar gibi bir erkekle yatma. Bu iğrençtir. Levililer, 1822 Kanın Yasak Olması … Kan yemeyeceksiniz. Yaşadığınız her yerde kuşaklar boyunca bu kural hep geçerli olacak. Levililer, 317 Nerede yaşarsanız yaşayın, hiçbir kuşun ya da hayvanın kanını yemeyeceksiniz. Levililer, 726 Ama kan yememeye dikkat edin… Kan yememelisiniz… Kan yemeyeceksiniz. Öyle ki, size ve sizden sonra gelen çocuklarınıza iyilik gelsin. Böylece Rab'bin gözünde doğru olanı yapmış olursunuz. Yasa'nın Tekrarı, 1223-25 Ancak kan yemeyeceksiniz… Yasa'nın Tekrarı, 1523 Ölü Hayvan Etinin Yasak Olması Ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvanlar tarafından parçalanmış bir leşi yiyerek kendini kirletmeyecektir. Rab Benim. Kahinler buyruklarıma uymalıdır... Levililer, 228-9 Kahinler ölü bulunmuş ya da yabanıl hayvan tarafından parçalanmış hiçbir kuş ya da hayvan yemeyecek. Levililer, 4431 Kendiliğinden ölen hiçbir hayvanın etini yemeyeceksiniz… Yasa'nın Tekrarı, 1421 Yerli olsun, yabancı olsun ölü bulduğu ya da yabanıl hayvanların parçaladığı bir hayvanın leşini yiyen herkes… kirli sayılacaktır… Levililer, 175
Hadislerde Geçen Allah’ın İsimleri Ebû Hüreyre rivayet etmiştir َل َخَد َّ لِا ٌد َحَا ا َهُظ َف ْحَي ل َ ا ًد ِحاَو َّ لِا ٌةَئا ِم ا ًم ْسا َنو ُع ْسِت َو ٌة َع ْسِت ل ِٰ ّ ِ َر ْت ِ وْلا ُّب ِحُي ٌر ْتِو َو ُه َو َة َّن َجْلا “Allah’ın 99 ismi vardır. Yüzden bir eksik. Bu isimleri bir kimse ezberlerse hıfz cennete girer. O tektir, teki sever.” Buhârî, De’avât, 68, VII, 169 465Page 2 and 3 DUALAR َة َّن َجْلا َل Page 4 and 5 DUALAR el-Muğnî insanlara mal mPage 6 and 7 DUALAR es-Sâdık söz, iş, vaat Page 8 DUALAR en-Nazîf فيظنلا ; sö
CevapDeğerli Kardeşimiz;Risale-i Nur'da geçen Zebur, İncil ve Tevrat ayetlerinin kaynaklarını metinlerin altında tek tek sunuyoruz, ta ki iftira ve hezayanların önü Zebur'da şöyle bir âyet var "Allahım! Fetretten sonra bize Sünneti ihyâ edecek olan zâtı gönder."1 "Mukîmü's-Sünne" ise, ism-i âyeti "Ben gidiyorum, tâ size Faraklit gelsin." Yani, Ahmed gelsin.2İncil'in ikinci bir âyeti Yani, "Ben Rabbimden, hakkı bâtıldan fark eden bir Peygamberi istiyorum ki, ebede kadar beraberinizde bulunsun." Faraklit, "el-fâriku beyne'l-hakkı ve'l-bâtıl" mânâsında, Peygamberin o kitaplarda ismidir.3Tevrât'ın âyeti "Hazret-i İsmail'in validesi olan Hâcer, evlât sahibesi olacak. Ve onun evlâdından öyle birisi çıkacak ki, o veledin eli, umumun fevkinde olacak ve umumun eli huşû ve itaatle ona açılacak."4Tevrât'ın ikinci bir âyeti "Benî İsrail'in kardeşleri olan Benî İsmail'den, senin gibi birini göndereceğim. Ben sözümü onun ağzına koyacağım; Benim vahyimle konuşacak. Onu kabul etmeyene azap vereceğim." 5Tevrât'ın üçüncü bir âyeti "Mûsâ dedi ki 'Ey Rabbim, ben Tevrat'ta, insanlara iyiliği emredip onları kötülükten sakındırmak için çıkarılmış, Allah'a iman eden hayırlı bir ümmetin vasıflarını gördüm. Onu benim ümmetim yap.' Allah buyurdu ki 'O, Muhammed ümmetidir.'" 6.İhtar "Muhammed" ismi, o kitaplarda Müşeffah ve el-Münhamennâ ve Himyâtâ gibi Süryânî isimler suretinde, "Muhammed" mânâsındaki İbrânî isimleriyle gelmiş. Yoksa sarih "Muhammed" ismi az vardı. Sarih miktarını dahi hasûd Yahudiler tahrif âyeti "Yâ Davud! Senden sonra, Ahmed, Muhammed, Sâdık ve Seyyid olarak anılacak bir peygamber gelecek. Onun ümmeti Allah'ın rahmetine mazhar olacak." 7.Hem Abâdile-i Seb'adan ve kütüb-ü sabıkada çok tetkikat yapan Abdullah ibni Amr ibni'l-Âs ve meşhur ulema-i Yehuddan en evvel İslâma gelen Abdullah ibni Selâm ve meşhur Kâ'bü'l-Ahbar denilen Benî İsrail'in allâmelerinden, o zamanda daha çok tahrifata uğramayan Tevrat'ta aynen şu gelecek âyeti ilân ederek bir parçası şudur ki Mûsâ ile hitaptan sonra, gelecek Peygambere hitaben şöyle diyor"Ey Peygamber! Muhakkak ki Biz seni bir şahit, bir müjdeleyici, bir sakındırıcı ve ümmîler için bir dayanak olarak gönderdik. Sen Benim kulumsun ve sana Mütevekkil ismini verdim. Sen ne katı kalbli, ne huysuz ve ne de sokaklarda böbürlenerek yürüyen biri değilsin. Sen kötülüğe kötülükle de karşılık vermezsin. Sen affeden ve bağışlayan bir peygambersin. Eğriliğe girmiş olan halk onunla yolunu doğrultuncaya ve 'Lâilâhe İllallâh' deyinceye kadar Allah o peygamberin ruhunu almaz." 8.Tevrât'ın bir âyeti daha"Muhammed, Allah'ın Resulüdür. Mekke onun doğum yeri, Medine hicret yeri, Şam onun mülküdür. Ümmeti ise hamd edici kimselerdir."9.Tevrât'ın diğer bir âyeti daha Meâli "Sen benim kulum ve Resûlümsün. Sana Mütevekkil ismini verdim."10. İşte şu âyette, Benî İshak'ın kardeşleri olan Benî İsmail'den ve Hazret-i Mûsâ'dan sonra gelen Peygambere hitap diğer bir âyeti daha"Muhtar kulum, ne katı kalbli ne de huysuz değildir."11.İşte, "Muhtar"ın mânâsı "Mustafa"dır, hem ism-i İsâ'dan sonra gelen ve İncil'in birkaç âyetinde "Âlem Reisi" ünvanıyla müjde verdiği Nebînin tarifine dair Onun demirden bir asâsı, yani kılıcı olacak ve onunla savaşacak. Ümmeti de onun gibi olacak." 12. İşte şu âyet gösteriyor ki, "Sahibü's-seyf ve cihada memur bir Peygamber gelecektir." "Kadîb-i hadîd" kılıç demektir. Hem ümmeti de onun gibi sahibü's-seyif, yani cihada memur olacağını, Sûre-i Feth'in âhirinde;"Onların İncil'deki vasıfları da şöyledir Filizini çıkarmış, sonra git gide kuvvet bulmuş, kalınlaşmış ve gövdesi üzerinde yükselmiş bir ekine benzerler ki, ekincilerin pek hoşuna gider. Allah'ın onları böylece çoğaltıp kuvvetlendirmesi, kâfirleri öfkeye boğmak içindir." Fetih, 48/29.âyeti, İncil'in şu âyeti gibi, başka âyetlerine işaret edip, Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâm, sahibü's-seyf ve cihada memur olduğunu, İncil ile beraber ilân Kerim semavi kitaplardaki bu müjdeci ayetleri açıkça ilan ederken, bazı ham, kaba hocaların, Risale-i Nur'a saldırmaları anlaşılır gibi değildir. Halbuki On Dokuzuncu Mektup'taki Zebur, Tevrat ve İncildeki pasajlar, bu ayetin doğru ve kati bir tefsiri hükmündedir. Tevrat ve İncil'deki bazı ayetlerin, şimdiki nüshalarda bulunmaması tahrif edilmesindendir. Ama Risale-i Nur'daki ayetler, sahih rivayetler ve İslam alimlerinin tahriçleri ile sabittir. Üstad, bu kutsal metinleri kendinden uydurmuyor, rivayetleri naklediyor. Biraz tahkik ve tedkik neticesinde bunlar kolayca tespit edilebilir. Anlaşılan, bu ayetler kutsal metinlerde geçmiyor deyip, Üstad'ı müfteri durumuna düşürmeye çalışanların kendileri müfteri durumuna düşüyorlar. Ama bu takımın bunun farkında olmayacak kadar zavallı ve cahil olduğu da açığa çıkmış Beşinci Kitabının Otuz Üçüncü Bâbında Tevrat, Tesniye, Bab 33, ayet 1. şu âyet var"Hak Teâlâ, Tûr-i Sina'dan ikbal edip bize Sâir'den tulû etti ve Fâran Dağlarında zâhir oldu." 13İşte şu âyet, nasıl ki "Tûr-i Sina'da ikbal-i Hak" fıkrasıyla nübüvvet-i Mûseviyeyi ve Şam Dağlarından ibaret olan "Sâir'den tulû-u Hak" fıkrasıyla nübüvvet-i İseviyeyi ihbar eder. Öyle de, bil'ittifak Hicaz Dağlarından ibaret olan "Fâran Dağlarından zuhur-u Hak" fıkrasıyla, bizzarure risalet-i Ahmediyeyi haber Sûre-i Feth'in âhirinde "Onların Tevrat'taki vasıfları budur." Fetih, 48/29. hükmünü tasdiken, Tevrat'ta Fâran Dağlarından zuhur eden Peygamberin Sahabeleri hakkında şu âyet var"Kudsîlerin bayrakları beraberindedir. Ve onun sağındadır."14"Kudsîler" namıyla tavsif eder. Yani, "Onun Sahabeleri kudsî, salih evliyalardır."Eş'ıya Peygamberin Kitabında, Kırk İkinci Bâbında şu âyet vardır"Hak Sübhânehu, âhir zamanda, kendinin ıstıfâ-gerde ve bergüzidesi kulunu ba's edecek ve ona, Ruhu'l-Emin Hazret-i Cibril'i yollayıp din-i İlâhîsini ona talim ettirecek. Ve o dahi, Ruhu'l-Eminin talimi veçhile nâsa talim eyleyecek ve beynennâs hak ile hükmedecektir. O bir nurdur, halkı zulümattan çıkaracaktır. Rabbin bana kablelvuku bildirdiği şeyi ben de size bildiriyorum."15İşte şu âyet, gayet sarih bir surette, Âhirzaman Peygamberi olan Muhammed Aleyhissalâtü Vesselâmın evsâfını beyan namıyla müsemmâ Mihâil Peygamberin Kitabının Dördüncü Bâbında şu âyet var"Âhir zamanda bir ümmet-i merhume kaim olup, orada Hakka ibadet etmek üzere mübarek dağı ihtiyar ederler. Ve her iklimden orada birçok halk toplanıp Rabb-i Vâhide ibadet ederler, Ona şirk etmezler."16İşte şu âyet, zâhir bir surette, dünyanın en mübarek dağı olan Cebel-i Arafat ve orada her iklimden gelen hacıların tekbir ve ibadetlerini ve ümmet-i merhume namıyla şöhret-şiâr olan ümmet-i Muhammediyeyi tarif Yetmiş İkinci Bâbında şu âyet var"Bahirden bahre mâlik ve nehirlerden, arzın makta' ve müntehâsına kadar mâlik ola... Ve kendisine Yemen ve Cezayir mülûkü hediyeler götüreler... Ve padişahlar ona secde ve inkıyad edeler... Ve her vakit ona salât ve hergün kendisine bereketle dua oluna... Ve envârı, Medine'den münevver ola... Ve zikri, ebedü'l-âbâd devam ede... Onun ismi, şemsin vücudundan evvel mevcuttur; onun adı güneş durdukça münteşir ola..."17İşte şu âyet, pek âşikâr bir tarzda Fahr-i Âlem Aleyhissalâtü Vesselâmı tavsif eder. Acaba Hazret-i Davud Aleyhisselâmdan sonra, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmdan başka hangi nebî gelmiş ki, şarktan garba kadar dinini neşretmiş ve mülûkü cizyeye bağlamış ve padişahları kendine secde eder gibi bir inkıyad altına almış ve hergün nev-i beşerin humsunun salâvat ve dualarını kendine kazanmış ve envârı Medine'den parlamış kim var? Kim gösterilebilir?Hem Türkçe Yuhanna İncilinin On Dördüncü Bab ve otuzuncu âyeti şudur"Artık sizinle çok söyleşmem. Zira bu Âlemin Reisi geliyor. Ve bende onun nesnesi asla yoktur."İşte, "Âlemin Reisi" tabiri, "Fahr-i Âlem" demektir. "Fahr-i Âlem" ünvanı ise, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmın en meşhur İncil-i Yuhanna, On Altıncı Bab ve yedinci âyeti şudur"Amma ben size hakkı söylüyorum. Benim gittiğim, size faydalıdır. Zira ben gitmeyince Tesellici size gelmez."İşte, bakınız Reis-i Âlem ve insanlara hakikî teselli veren, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmdan başka kimdir? Evet, Fahr-i Âlem odur ve fâni insanları idam-ı ebedîden kurtarıp teselli veren İncil-i Yuhanna, On Altıncı Bab, on birinci âyet"Zira bu Âlemin Reisinin gelmesinin hükmü gelmiştir."18İşte, "Âlemin Reisi" Evet, o zat öyle bir reis ve sultandır ki, bin üç yüz elli senede ve ekser asırlardan herbir asırda, lâakal üç yüz elli milyon tebaası ve raiyeti var; kemâl-i teslim ve inkıyadla evâmirine itaat ederler, hergün ona selâm etmekle tecdid-i biat ederler. Elbette Seyyidü'l-Beşer olan Ahmed-i Muhammed Aleyhissalâtü İncil-i Yuhanna, On İkinci Bab ve on üçüncü âyet"Amma o Hak Ruhu geldiği zaman, sizi bilcümle hakikate irşad edecektir. Zira kendisinden söylemiyor. Bilcümle, işittiğini söyleyerek gelecek nesnelerden size haber verecek."19İşte bu âyet sarihtir. Acaba umum insanları birden hakikate davet eden ve her haberini vahiyden veren ve Cebrâil'den işittiğini söyleyen ve kıyamet ve âhiretten tafsilen haber veren, Muhammed-i Arabî Aleyhissalâtü Vesselâmdan başka kimdir? Ve kim olabilir?Hem kütüb-ü enbiyada, Resul-i Ekrem Aleyhissalâtü Vesselâmın Muhammed, Ahmed, Muhtar mânâsında Süryânî ve İbrânî isimleri var. İşte, Hazret-i Şuayb'ın suhufunda ismi, "Muhammed" mânâsında Müşeffah'tır. 20Yine Tevrat'ta el-Hâtemü'l-Hâtem, hem Tevrat'da ve Zebur'da Mukîmü's-Sünne, hem suhuf-u İbrahim ve Tevrat'ta Mazmaz'dır.21 Hem Tevrat'ta Ahyed' el-Muhtar ismiyle müsemmâdır.22Yukarıda Risale-i Nur'un içinde geçen kutsal metinlerin kaynakları ve bazen ayet numaraları tek tek veriliyor. Bunların hepsi bazı zaman dilimlerinde, İslam alimlerince tahkik ve tahriç edilmiş ve eserlerinde beyan edilmiş hakikatlerdir. Tabi zamanla bu kutsal metinlerin hasid, sapkın papaz ve hahamların tahrifi ile kaybolmaları mümkündür. Ama önemli olan, o zaman dilimlerinde güvenilir İslam alimlerince kayıt altına alınmış kutsal metinler kayıt altına alındıktan sonra, tahrif edilip kaybedilmesi, o kutsal metinlerin hüccetine zarar vermez. Kur'an-ı Kerim ayetleri ile Tevrat ve İncilin, Hazreti Peygamber asv'den haber ve müjde verdiklerini bize ihbar ediyor. Şimdi ise o müjde ve haberlerin bir çoğu metin olarak Tevrat ve İncil de bulunmuyor, ya da hafi olarak bulunuyor diye, Kur'an-ı Kerim'i -haşa- tekzip edip, inkar mı edeceğiz. İşte bu hakikate binaen Üstad, şu anki Tevrat ve İncili değil, geçmişteki İslam alimlerince kayıt altına alınan Tevrat ve İncili ölçü almıştır. Bu yüzden bazı kutsal metinlerin şu anki Tevrat ve İncil'de bulunmaması doğaldır. Ama İslam âlimlerinin kayıtlarını yukarıda tek tek kaynak olarak belirttik, bu yüzden itiraza açık bir kapı bk. Yusuf Nebhânî, Hüccetullah ale'l-Âlemîn, 104, 115.2 bk. Halebî, es-Sîretü'l-Halebiye, 1352; Cisrî, Risâle-i Hamidiye Türkçe tercümesi, 1250; Kastalânî, el-Mevâhibü'l-Ledünniye, 6201.3 bk. Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1743; Yusuf Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 99; Cisrî, Risâle-i Hamidiye Türkçe tercümesi, 1255; İncil, Yuhanna, Bâb 14, ayet 16.4 bk. Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1743; Yusuf Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 105-106; Tevrat, Tekvin, Bab 17.5 bk. Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1743; Yusuf Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 86; Halebî, es-Sîretü'l-Halebiye, 1347; Tevrat, Tesniye, Bab 18.6 bk. Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1746; Yusuf Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 107-118; Tevrat, Eş'ıyâ, Ishah, 42.7 bk. Halebî, es-Sîretü'l-Halebiye, 1353; Kandehlevî, Hayâtü's-Sahâbe, 118; İbni Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye, 2326; Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1739; Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 122.8 bk. Buharî, Büyû' 5; Burhâneddin Halebî, es-Sîretü'l-Halebiye, 1346; Dârîmî, Mukaddime 2; Kandehlevî, Hayâtü's-Sahâbe, 117; İbni Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye, 2326; Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 105, 135; el-Acurrî, eş-Şerî'a, 444, 452; Kastalânî, el-Mevâhibü'l-Ledünniye, 6192.9 bk. Dârîmî, Mukaddime 2; Halebî, es-Sîretü'l-Halebiye, 1346-351; Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1739; Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 116; Ebû Naîm, Delâilü'n-Nübüvve, 1 bk. Buharî, Büyû' 5; Burhâneddin Halebî, es-Sîretü'l-Halebiye, 1346; Dârîmî, Mukaddime 2; Kandehlevî, Hayâtü's-Sahâbe, 117; İbni Kesîr, el-Bidâye ve'n-Nihâye, 2326; Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 105, 135; el-Acurrî, eş-Şerî'a, 444, 452; Kastalânî, el-Mevâhibü'l-Ledünniye, 6192.11 bk. Dârîmî, Mukaddime 2; Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 105, 119; Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1739.12 bk. Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 99, 114.13 bk. Halebî, es-Sîretü'l-Halebiye, 1348; Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 90, 102-106; Kastalânî, el-Mevâhibü'l-Ledünniye, 6198.14 bk. Halebî, es-Sîretü'l-Halebiye, 1348; Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 113.15 bk. Kitab-ı Mukaddes, Eş'ıya, Bab 42, âyet 1-4, 9.16 bk. Kitab-ı Mukaddes, Mîhâ, Bab 4, âyet bk. Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 91-104; Cisrî, Risale-i Hamidiye Türkçe tercümesi, 1410; Kitab-ı Mukaddes, Mezâmîr Mezmurlar, Bab 72, âyet 8, 10, 11, 15-17.18 bk. Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 95, 96, 97; el-Envârü'l-Muhammediyye.19 bk. Halebî, es-Sîretü'l-Halebiye, 1346; Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1743.20 bk. Halebî, es-Sîretü'l-Halebiye, 1353; Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 112; Kastalânî, el-Mevâhibü'l-Ledünniye, 6189.21 bk. Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 113-115; Halebî, es-Sîretü'l-Halebiye, 1353.22 bk. Halebî, es-Sîretü'l-Halebiye, 1353; Nebhânî, Hüccetüllah ale'l-Âlemîn, 112; Kastalânî, el-Mevâhibü'l-Ledünniye, 6189; Ali el-Kari, Şerhu'ş-Şifâ, 1 ve dua ile...Sorularla Risale Editörü
tevratta geçen allah ın isimleri